Türkiye’de paslanmaz çelik üretimi için ön çalışmalar başlatıldı. “Milli Sanayi Hamlesi’nde Döküm Stratejileri” adlı yazımda da bu gelişmelere değinmiştim. Tek kristal türbin kanadı yapmaya başlayabildiğimiz şu günlerde bu konuda daha çok ses getiren çalışmalar olmalıdır. Tam da bu yüzden iyi niyetle yapılan tüm özel sektör çalışmalarına destek verilmesi, hayati önem taşımaktadır.
Paslanmaz Çelik sektöründe Uzak Doğu’nun tartışılmaz üstünlüğü devam etmekte ve bu ürünlerin tamamına yakını tedarik amaçlı ithal edilmektedir. Ancak vergi konusundaki yenilikler ile artan ithalat maliyetleri, özellikle yurt içi piyasada üreticilerin farklı arayışlara kaymasına sebep olmaktadır. Birçok ülkede de durum aynıdır. O yüzden “alternatif tedarikçi” olma noktasında hazır Türkiye pazarı ilk sıralarda yer alırken, lehimize kayan bu rüzgarı iyi kullanmak gerektiğini düşünüyorum.
Türkiye hedefe “Pupa Yelken” ilerlemelidir.
Yakın zamanda Avusturalya’ da yaşayan bir Türk iş insanının sanal ortamda “webinar” ına katılmıştım. Aktardıkları açıkçası durumun ne kadar büyük bir fırsata dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Avusturalya ‘nın tüm Çin mallarına getirdiği kısıtlama ile Avusturalya pazarını alternatif tedarikçilere açık hale getirdiğini anlattı. Ayrıca bazı Çin firmalarının mallarını Taiwan ve Vitenam gibi ülkeler üzerinden, Avusturalya pazarına vermeye çalıştığını da ifade etti. Bizim de bu fırsatı değerlendirmemiz gerekiyor.
Ülkemizde vana&pompa sektörü lokomotif olmak üzere diğer bir çok sektörde de mamul bazında yerli imalat yapılmasına yönelik “start” lar verilmiş durumda. Amaç ithal edilen ürünlerin yerli imalatını yapmaktır. Bunun için de döküm ve talaşlı imalat sektörleri hareketlenmiştir.
Ancak unutulmaması gereken en önemli nokta Uzakdoğu firmalarının bu stratejinin farkına varıp ülkemizde de yatırım yapmak için harekete geçmeleridir.
Tabi ki teknoloji transferini bu durumun pozitif bir sonucu olarak algılayabiliriz. Ancak Uzakdoğu firmalarının tedarik zincirinin baş aktörü olmaya devam etme çabaları da bu stratejinin olumsuz bir yönü olacaktır.
Avrupa’ya ihracat yapan bazı Ortadoğulu firmalar da Türkiye’ye işletmelerini getirmek istemektedirler. Bu amacın temel noktası ise bulundukları bölgede istikrar olmamasıdır.
Amerika ise savunma sanayisinde özellikle askeri teçhizatlarda kullanılan ve stratejik önemi olan madenler ile yarı iletkenlerin tedarik zincirini gözden geçirmektedir. Bu konuyu çözme noktasında önemli adımlar atılmakta.
Öyle ki bu tür ürünlerde yabancı ülkelere olan bağımlılığın artması Amerika için ulusal bir güvenlik ve ekonomik riske işaret ediyor. Bunun için tedarik zincirini istikrarlı ve güvenilir bir hale getirmek amaçlanıyor. Bu amaçla yurt içi imalatı arttırma yoluyla sorun giderilmeye çalışılıyor. Ayrıca uluslararası ortaklarla işbirliği yapma seçeneği de gündemde. Bizim de kendi stratejilerimizi üretip, geliştirmemiz gerekiyor.
Genel hatları ile durumu değerlendirecek olursak; özel sektör ile devletin iş birliği içinde olması gerekmektedir. Özellikle stratejik ve katma değeri yüksek ürünlerin imalatı konusunda yapılacak yeni çalışmalar önem arz etmektedir. Yerli, yerli-yabancı ortak yatırımlar ve ilave teşvikler ile bu sağlanabilir. Bu konuda herkesin üzerine düşen görevi yapması gerekmektedir. Metalurji sektörü olarak biz de buna hazırız.
Geçtiğimiz yılın tüm Türkiye ye öğrettiği en önemli sonuç; kendi kendimize yeter olabilmenin ne kadar hayati olduğudur.
“Entropi, yapının bedelidir.” — İlya Prigogine, 1977 Nobel Kimya Ödülü sahibi, Order Out of Chaos (1984) Yüz yıldan fazla süredir metalürjinin DEVAMI...
Döküm sektörü, modern endüstrinin temel yapı taşlarından biri olarak, otomotivden havacılığa, enerjiden inşaata kadar birçok sektöre ürün sağlamaktadır. DEVAMI...
“Metalürji, statik bir bilgi yığını değil, sürekli devinen bir arayışıdır. Bugünden yarını görebilmek, atomun dilini çözmekle başlar.” &nb DEVAMI...
1- Paslanmaz Östenitik çelikler 304,316 vb. Parça dökümünde sıvı metal temizliği için Ocak astarı malzemelerinde nötr astar olarak adlandırılan DEVAMI...
“Adaletsiz bir ölçüyle tartılan emek, toplumun geleceğinden eksiltir.” Bugün bir iş ilanına başvurmak, sadece bir işe talip olmak değil; beklentiler listesine DEVAMI...
Türkiye Döküm Sanayinde 2025 Yılında Sınırlı Büyüme ve 2026 Yılı için Kritik Başlıklar Değerli sektör temsilcileri, 2025 yılı, döküm sanayi DEVAMI...
“Sakin sular, geminin omurgasını güçlendirip, yeni rüzgarlarla hızla yol alacağı bir hazırlık limanıdır.” Yıllardır demirin kokusunu, eriyik metalin sıc DEVAMI...
“Yenilik, geleceği şekillendiren en güçlü araçtır. Borofen gibi malzemeler de bu yeniliğin bir parçası olarak endüstride önemli bir potansiyele sahiptir. DEVAMI...
Değerli Okurlar Bir süredir yazılarıma ara verip gelişmeleri izledim. Sebebi yılın ilk çeyreğinde ayak seslerinin duyulduğu, sonrasında derinleşmeye başlayan ve şu anda deva DEVAMI...
Döküm sektörü, modern endüstrinin temel yapı taşlarından biri olarak, otomotivden havacılığa, enerjiden inşaata kadar birçok sektöre ürün sağlamaktadır. DEVAMI...
“Rüzgarın yönünü değiştiremediğinde, yelkenlerini rüzgara göre ayarla.” & DEVAMI...
NITREX’in Bilecik’teki 3., Türkiye’deki 34. fırını, alüminyum ekstrüzyon sektörünün önemli üreticilerinden Prosel Alüminyum’un tesislerinde başarıyla devreye alındı. Yeni ya DEVAMI...
Paslanmaz Çelik Sanayi Derneği (PASSAD) tarafından 13 Ekim’de İstanbul’da düzenlenen II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi, sanayi, akademi ve kamu temsilcilerini bir araya getirdi. “Türkiye’de Pas DEVAMI...
Türkiye sanayisine liderlik eden Tezmaksan, köklü geçmişini global teknoloji şirketine çevirerek taçlandırıyor. Üretimden satışa, manuel süreçlerden dijitalleşmeye kadar birçok aland DEVAMI...
Endüstriyel otomasyon alanındaki güncel teknolojileri ve gerçek uygulama deneyimlerini sektör profesyonelleriyle buluşturan MAKİNA HANGAR Mühendislik ve Teknoloji Merkezi, Eylül, Ekim ve Kasım aylarında ü& DEVAMI...
ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban Türkiye’nin küresel ekonomi içerisinde önemli ülkeler arasında yer aldığını söyleyerek dijitalleşmenin ve teknoloji kull DEVAMI...
Türkiye’de Tofaş’ın Bursa Fabrikası’nda FIAT Scudo, Opel Vivaro, PEUGEOT Expert ve Citroën Jumpy olarak üretilen orta boy hafif ticari araç ailesinin Kuzey Amerika pazarı için geliştirilen Ram Pr DEVAMI...
Üretken yapay zekâ araçları sayesinde, gerçek bir kişiyi taklit eden sahte medya içerikleri oluşturmak son derece hızlı, ucuz ve kolay. Bazıları şaka amaçlı gönderilse de deepfake’lerin daha k DEVAMI...
Günümüzde siber güvenlik ister büyük ister küçük ölçekli olsun her şirketin en stratejik adımları arasında yer alıyor. Siber saldırılar, şirketlere yol açtıkları mali zar DEVAMI...
E-posta çoğumuz için günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor. İstenmeyen telefon aramaları gibi, bazen gelen kutunuz aniden istenmeyen ve kötü niyetli mesajlarla dolup taşar. DEVAMI...
Norveç merkezli Nordic Deployment’ın askeri operasyonlar, afet ve kriz yönetimi ile insani yardım süreçleri için geliştirdiği hızlı kurulabilir saha ve geçici altyapı çözümleri, TCK DEVAMI...


