Metal Dünyası

Çelik

Demir

Maden

Alüminyum

Döküm

E-Dergi SEKTÖRLER HABERLER ÜRÜN TANITIMLARI TEKNİK YAZILAR DOSYALAR RÖPORTAJLAR BAŞARI HİKAYELERİ UZMAN GÖRÜŞÜ YAZARLAR FUARLAR ETKİNLİKLER PROFİLLER Editörden Künye YAYIN KURULU ARŞİV ABONELİK KVKK İLETİŞİM
Uğur URKUT
Uğur URKUT
Ugur.Urkut@oerlikon.com
Sürekli Değişim Çağı
Kelebek bir defa kanatlandı mı, bir daha asla tırtıl haline gelmez.
 
Colin Wilson
 
 
Uzay çağı, bilgi çağı, dijital çağ derken içinde bulunduğumuz çağın adını bile koyamıyoruz. Kullandığımız teknoloji, dış çevremiz, iç çevremiz her şey büyük bir değişim içinde. Artık ürün ve hizmetlerimizi daha hızlı, daha ucuz ve daha kaliteli üretmek bile yetmiyor. Bir bakıyorsunuz ürettiğiniz şeyin modası geçmiş ya da bir yenisi çıkmış. Olan biteni ‘benim’ diyen bir yöneticinin bile anlamakta zorlandığı kuvvetli bir değişim rüzgârına karşı bilinmez uzak dalgalı sularda rotamızı bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Her anımız belirsiz, her anımız ayrı bir deneyim… Sürekli değişiyoruz.
 
Değişim yönetimi, iç ve dış dünyada yaşanan gelişmeler doğrultusunda yöneticilerin kafasında oluşturduğu doğru stratejileri, politikaları ve süreçleri çalışanlara doğru ve planlı bir şekilde aktarması, çalışanların da bunları doğru bir şekilde anlaması ve günlük süreçlerinde uygulamasıdır. Dış dünya ile organizasyon arasında, ya da daha da ileri gidersek, liderle çalışanlar arasında karşılıklı bir etkileşim olmadıkça ve bir denge haline ulaşılmadıkça değişim rüzgârını arkamıza alıp yelkenlerimizi doldurmak güçleşir.
 
Eski yıllara göre frekansı giderek artan krizlerin en önemli nedeni yukarıda açıklamaya çalıştığımız bu denge bozukluğudur. Büyüme ve yatırım politikası dengeli olmayan, çok ağır hareket eden, düşük teknoloji ve bilgi(sizlik) seviyesi içeren sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için dış çevrede olan biten şeylere uyum sağlamak her zaman sıkıntılı olur.
 
 
Şimdi gelin işletmemizi sürekli değişim çağının güçlü bir aktörü yapabilmek için hangi noktaların üzerine önemle eğilmek zorunda olduğumuza kısaca bir göz atalım.
 
1. Organizasyonun Öğrenme Hızı: Herhangi bir yaşayan sistemin kendisini koruyabilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için, öğrenme hızının, çevresinde meydana gelen değişimin hızına en az eşit olması gerekir. Aksi halde, organizasyonun gelişim hızı dış dünyada meydana gelen değişim hızının çok altında kalır ve organizasyonun yaşam eğrisinde sonun başlangıcı evresine girilmiş olur. Türbülansı yüksek bir dünyada, olağanüstü bir bilgi bombardımanı altında maalesef başlangıçta belirlediğimiz hiçbir stratejimizitam olarak gerçekleştiremeyeceğimiz için daima yeni şeyler denemek, yeni şeyler öğrenmek, en yeni bilgiler ışığı altında stratejimizi hızla güncellemek ve değişen koşullara uyarlayarak hedefimize giden başka güvenli yollar aramak durumundayız.
 
2. Dinamik ve Çevik Bir Organizasyon Yapısı: Öğrenen organizasyon kültürü bizi zinde tutar, daha yaratıcı ve daha yenilikçi (inovatif) yapar. Yenilikçilik (inovasyon) anlayışı sadece üst yönetimin ya da Ar-Ge bölümünün işi değildir. Bu kavramı organizasyonun en alt kademelerine kadar yaymadıkça, değişime uyum sağlayan ürün ve hizmetler meydana getirmedikçe rekabette öne çıkmak mümkün olmaz.Dinamik, esnek ve çevik bir organizasyon yapısının bir başka faydası da dış dünyada yaşanabilecek olası ani değişimler karşısında çok çabuk reaksiyon göstererek kendisini koruyabilmesidir.
 
3. Liderlik: İnsanoğlu doğası gereği başına bir şey gelmedikçe değişmek istemez. Özellikle “tatlı hayat” devam ederken çalışanları sürekli iyileşmeye doğru yönlendirmek ve değişime ikna etmek için güçlü bir liderlik gerekir. Bu amaçla, üst yönetim vizyonunu, işletmeyi nereye götürmek istediğini, değişimin gerekçelerini çalışanlara açık bir şekilde defalarca anlatmalı, kendilerini değişim sürecine dahil etmeli ve desteğini almalıdır.
 
4. Çalışanların Katılımı: Değişim denilince sadece dış dünyada olan teknolojik, ekonomik, politik ya da sosyal bir değişim anlaşılmasın. Bir başka deyişle, değişimin sadece dışarıdan içeriye doğru gelmesi yetmez. Çalışanlarının da bu değişime hazır olması ve değişimi istemesi gerekir. Bu anlamda, organizasyon kültürünün çalışanlara işletmenin değişme isteğine uygun iklimi sunabilmesi gerekir.
 
5. Müşteri Odaklılık: Günümüzün belirsiz ekonomik ortamı tüketicileri geçmişe göre daha tedirgin yapmaktadır. Herkesin ‘yarın kaygısı’ yaşadığı bir devirde para harcarken hissedilen bu ürkek tutum tüketici davranışlarını ve harcama alışkanlıklarını tamamen değiştirmiştir. Müşterilerimizi anlamak, ihtiyaç ve beklentilerini tespit etmek ve ne zaman nereye harcama yapacağını tahmin etmek düne göre gerçekten çok zorlaştı. Sözün özü, satış gelirlerimizi garanti altına almanın yolu sadece ve sadece müşterimizi anlamaktan ve müşteri odaklı olmaktan geçiyor. 
 
Değişim, bir sistemin, bir süreç veya ortamın belli bir durumdan başka bir duruma geçmesidir. Bu değişim plansız olursa organizasyon kendisini aniden farklı bir ortamda (örneğin, kriz, belirsizlik, ekonomik durgunlukvs.) bulabilir. Bu nedenle, işletmeler, bazen küçük iyileşmelerle bazen büyük sıçramalarla, sürekli kendisini yenilemeli, değişen çağa uyum sağlamalı, yeni özellikler, genç yetenekler ve yeni temel yetkinlikler kazanmalıdır.
 
Son söz: Değişimin lideri olabilmek için değişen dünyanın lideri olmak gerekir.

 

Paylaş Tweet Paylaş
6964 kez okundu
SEKTÖREL HABERLER
Kobelco Güçlü Ekskavatör Modelleriyle Komatek Fuarı’nda Dikkat Çekti
İş makineleri sektörünün köklü ve öncü firmalarından HASEL, distribütörlüğünü uzun yıllardır üstlendiği dünya devi Kobelco’ nun tamamı el işçiliği ile imal edi DEVAMI...
Yapay Zekâ Doktorunuz Değil, Danışırken Dikkat Edin
Sohbet robotları düşünme, öğrenme ve çevremizdeki dünyayı algılama şeklimizi değiştiriyor. Bu tür bir dönüşüm hayatın birçok alanında kendini gösteriyor ancak belki de en hassas ve sı DEVAMI...
Kalite Ankara’26: Kontrol, Test ve Üretim Teknolojilerinin Yeni Buluşma Noktası Ankara’da
Türkiye’nin üretim gücünü geleceğe taşıyan teknolojiler, 04-07 Kasım 2026 tarihlerinde Ankara ATO Congresium’da düzenlenecek Kalite Ankara ’26 Fuarı’nda bir araya geliyor.   Kontrol DEVAMI...
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Değerlendirme
ÇELİK ÜRETİMİ  2026 yılının Nisan ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre %9,4 artışla, 3,3 milyon tona yükseldi. Ocak-Nisan döneminde ise üretim %6,3 DEVAMI...
Panda Grubu’nun Sürdürülebilirlik Vizyonuna Inductotherm Gücü: Pancast Alüminyum Tesisinde Yüksek Verimli Geri Dönüşüm Dönemi Başladı
Alüminyum sektörünün önemli kuruluşlarından Panda Grubu, üretim faaliyetlerini farklı şirketleri aracılığıyla sürdürmektedir. Grubun ekstrüzyon faaliyetleri Pantech Alüminyum bünyesinde y DEVAMI...
TCK By Kıraç’tan 1,35 Milyar TL’lik Üretim Yatırımı
TCK by Kıraç, Bozüyük Organize Sanayi Bölgesi’nde yaklaşık 1,35 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip yeni üretim kampüsünü devreye aldı. Toplam 54.476 metrekare DEVAMI...
Korumacı Politikalara ve Jeopolitik Risklere Rağmen Türkiye Alüminyum Sektöründen 5,58 Milyar Dolarlık İhracat Başarısı
TALSAD’ın 55. kuruluş yıl dönümünün de coşkuyla kutlandığı Genel Kurulda, küresel ticaretteki korumacı politikalara ve jeopolitik risklere rağmen Türk alüminyum sanayisinin gücünü korudu DEVAMI...
Tosyalı Avrupa’nın 2. Büyük Çelik Üreticisi ve Dünyanın En Hızlı Büyüyen Çelik Üreticisi Oldu
Tosyalı, 2025’te 12,11 milyon tonluk ham çelik üretimiyle önceki yıla göre 14 basamak birden sıçrayarak dünya sıralamasında 32’nciliğe yükseldi.   Dünya Çelik Birliği&rsquo DEVAMI...
Sosyal Medya Paylaşımlarında Dikkat Edilmesi Gereken 10 Nokta
Günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline gelen sosyal medya platformları, eğlenceli içerikler ve paylaşımlarla dolu olsa da siber suçlular için önemli bir fırsat alanı hâline geldi. Kim DEVAMI...
DÖKTAŞ Dökümcülük Orhangazi’de Sürekli İyileştirme ve Kıdem Ödülleri Sahiplerini Buldu
GÜRİŞ Sanayi Grubu şirketlerinden DÖKTAŞ, kurum içi gelişim kültürünü desteklemek ve çalışan katkılarını görünür kılmak amacıyla düzenlediği Sürekli İyileştirme ve Kıdem &Ou DEVAMI...
En Çok Okunanlar Son Eklenenler
Döküm Demir / Çelik Otomotiv Sanayi
YAYIN AKIŞI
FACEBOOK
TWITTER
INSTAGRAM