
Önümüzdeki dönem, teknolojinin ve mühendisliğin en önemli işlevi, daha yaşanabilir bir dünya yaratmak olacaktır. Yaşadığımız salgın süreci, umarım bu amaca yönelik çalışmaları katalize eder, etmelidir.
Aykut Göker, bilim ve sanayi politikaları için aşağıdakileri söyler:
“Bilim ve teknolojide politika tasarımı, bu alandaki üretimi arttırmak için yapılır ama, ana konu insandır; amaç, onun yaratıcılığını geliştirmektir, kültürel zenginliğidir, sağlığıdır, refahıdır, sürdürülebilir bir çevre yaratmaktır. Bilim ve teknolojiyi, insanın mutluluğu için; onun yaşam kalitesini yükseltmek için kullanmak, tasarımın etik çerçevesini oluşturur. Teknolojiyi ülkemizde ve gezegenimiz üzerinde daha iyi bir yaşam sağlayabilmenin mükemmel bir aracı olarak kullanabiliriz1”.
Bu bağlamda, teknolojinin geleneksel tanımı «doğaya egemen olmanın yollarını aramak” iken, bugün geldiğimiz nokta itibari ile bu tanımı, “doğa ile uyumlu olmanın yollarını aramak» şeklinde değiştirmek durumundayız.
Teknik açıdan bakıldığında iki temel sorun ile karşı karşıyayız:
- Çevre kirliliği,
- Hammadde ve enerji kaynaklarının kısıtlılığı
Çevre Kirliliği, ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile doğrudan ilgili bir kavram. Yani gelişmiş ülkelerde “bolluk kaynaklı” çevre kirlenmesinden, az-gelişmiş ülkeler de ise “yoksulluk kaynaklı” çevre kirlenmesinden söz etmek mümkün. “Sanayileşmiş ülkelerdeki kirlilik, sanayileşmenin yarattığı üretim ve buna bağlı olarak da tüketim artışından kaynaklanmaktadır. Bu ülkelerdeki ileri teknolojik gelişimde, çevrenin hızla ve geri dönülemez bir biçimde kirlenmesine neden olmaktadır. Örneğin ABD, dünya nüfusunun % 4.4’üne sahip iken, üretilen enerjinin %17’sini tüketmektedir. Buna karşın azgelişmiş ülkelerdeki yaşam koşulları ve yaşam standartları başlı başına bir sorun olmakta, bu yetersiz koşulların yarattığı yoksulluk çevre sorunlarına da kaynaklık etmektedir. Hızlı nüfus artışı, besin yetersizliği, işsizlik, göç ve bunun sonucunda hızlı ve sağlıksız kentleşmenin yarattığı düşük standartlı barınma koşulları, sağlık ve eğitim standartlarının düşüklüğü ve çevresel yıkımın küresel boyutu azgelişmiş ülkelerdeki çevre sorunlarının kendisidir”2.
Kaynak Kullanımı, gerek metalik ve metalik olmayan hammaddeler, gerekse enerji kaynaklarının artık “sınırlı” olduğunu kabul etmek zorundayız.
Avrupa Kimyacılar Birliği (European Chemical Society-EuChemS)’in hazırladığı aşağıdaki şemada, endüstriyel kullanımında olan yaklaşık 90 elementin kaynak durumu dört kategoride incelenmiş:
- Yeşil ile boyanmış elementler, kaynak olarak sıkıntı çekilemeyen elementler. Demir, alüminyum ve silisyum bu grupta,
- Kırmızı ile boyanmış elementler, gelecek yüzyılda kaynakları yeterli olma ihtimalinin düşük olduğu elementler. Gümüş, çinko ve stronsiyum bunların içinde,
- Turuncu ile boyanmış elementler, artan tüketim nedeniyle kaynakları hızla tükendiği elementler. Uranyum, Kobalt ve Kadmiyum bu grupta.
- Sarı ile boyanmış elementler ise, gelecekte kaynak bulma riski olan, dikkatli kullanılması gereken elementler. Magnezyum, lityum, altın ve kalay ise bu kategorinin içinde.

Endüstriyel Ortaklaşma (Simbiyoz)
“Endüstriyel ekoloji”, “endüstriyel ekosistem” ya da “endüstriyel ortaklaşma (simbiyoz) kavramları, endüstri ile doğal yaşam ve ekolojik sistemler arasındaki benzeşime (analojiye) dayanmaktadır.
Bilindiği üzere simbiyoz, biyolojik bir kavram. Ancak “biyolojik organizmalar ve endüstriyel faaliyetler arasında çok ilginç bir analoji bulunmaktadır. Her ikisi de hem serbest enerji akışıyla maddeyi proses eden sistemlerdir, hem de kapalı halde işleyen “dönüştürücü sistemlerdir” (madde döngüsü)3”.
Özellikle metalürjik alanlarda, metodik anlamda, sürdürülebilir endüstriyel faaliyetler kurmak ya da var olan endüstriyel faaliyetleri sürdürülebilir hale dönüştürmek için kullanılabilecek araçlardan birisi de “Endüstriyel Ortaklaşma” kavramı olabilir (mi?).
Endüstriyel Ortaklaşma kavramının çıkış noktası, sürdürülebilir üretim uygulamalarının fabrika içinde kaldığında, amaçlanan çevresel performansın sınırlı kalması nedeniyledir. Bu sınırları genişletmek için fabrikalar ya da işletmeler arasında ağ benzeri yapılar (eko-endüstriyel parklar) kurarak, işbirliği esasında hem ekonomik yarar sağlamak, hem atık yönetimini işlevsel hale getirmek, hem ortak araştırma-geliştirme faaliyetlerinde bulunmak hedeflenmektedir.

Geleneksel endüstriyel sistemler, dünyadaki kaynakların sınırsız oluşu ve doğanın atık sindirme kapasitesinin sınırsız kabulüne dayanır. Ama artık deniz bitti!
Endüstriyel Ortaklaşma kavramının en önemli boyutu, yukarıda sözü edilen “doğrusal” üretim sistemlerinden, atıkların farklı bir ürün ya da proses için enerji ya da hammadde olarak “tekrar kullanıldığı”, “döngüsel” yapıdaki” sistemlere geçiş sağlanmasıdır. Bu döngüsel yapı içinde malzemeler, su, enerji ve diğer yarı-ürün ya da atıkların fiziksel olarak paylaşımı ve/veya değişimi ile birlikte uzmanlık yani “bilgi” ortaklaşması da söz konusudur. Bu sayede sadece endüstriyel kaynaklı çevresel ve sosyal problemlerin önüne geçmekle kalmayıp, aynı zamanda ekonomik getiri de sağlanmış olmaktadır.

Kaynaklar:
1. Müfit Akyos, Aykut Göker’in Çalışmalarında Bilim Teknoloji ve Yenilik Politikaları / 21. Yüzyıl için Planlama Güz Seminerleri, Kasım 2017
2. Ayşegül Kaplan, Küresel Çevre Sorunları ve Politikaları, Mülkiyeliler Birliği Vakfı Yayınları-Tezler Dizisi:3, 1999
3. Ferda Ulutaş, Endüstriyel Ekoloji, Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Yayınları VI
4. Prof.Dr. Göksel N. Demirer, Endüstriyel Simbiyoz: Kavramsal Çerçeve ve Uygulama Örnekleri-Temiz Gelecek Projesi, Hitit Üniversitesi, 2014
5. Prof.Dr. Göksel N. Demirer, Endüstriyel Simbiyoz: Kavramsal Çerçeve ve Uygulama Örnekleri-Temiz Gelecek Projesi, Hitit Üniversitesi, 2014
6. Murray Bookchin, Ekolojik Bir Topluma Doğru, Ayrıntı Yayınları, 1988
7. Prof.Dr. Göksel N. Demirer, Bölgesel Kalkınma Açısından Endüstriyel Simbiyoz Yaklaşımı, Kalkınma Ajansları ve Bölge Planları Endüstriyel Simbiyoz Çalıştayı, 2013
8. George Basalla, Teknolojinin Evrimi, Doğubatı Yayınları, 2011
9. Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, Katı Atıkların Geri Dönüşümü, Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü, ANSİAD, 2003
10. Prof. Dr. Hacer Ansal, Geçmiş ve Gelecekte Ekonomik Gelişmede Teknolojinin Rolü, Teknoloji, TMMOB 50. Yıl Yayımı, 2004
11. Nükhet Barlas, Küresel Krizlerden Sürdürülebilir Topluma – Çağımızın Çevre Sorunları, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2013
12. Erman Car / Endüstriyel Ortaklaşma (Simbiyoz) Yaklaşımı ve Alüminyum Endüstrisinde Kullanımı /Alus 08, 8. Alüminyum Sempozyumu, Ekim 2017
Giriş Alüminyuma olan talebin giderek artacağına şüphe yok. Özellikle sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için daha çok ama daha yeşil ya da düşü DEVAMI...
Uluslararası Alüminyumcular Birliği (International Alumininum Association, IAI) küresel alüminyum sektörüne hedef olarak koyduğu 2050 yılında sıfır karbon salınımı bağlamınd DEVAMI...
Giriş Niyetine – Fabrika Ayalarına Dönmek Bilimsel çalışma salt “insan odaklı” değildir. Yani içinde insan olsun ya da olmasın, doğada ve evrende olan biten DEVAMI...
Giriş Charles Dickens, 1859 yılında yazdığı “İki Şehrin Hikayesi” adlı romanında, Sanayi Devrimi’ni ve bu süreçte yaşadıklarını şu çarpıcı cümlelerle betimler DEVAMI...
Mühendislik: Bilinenden Daha Fazlası Üniversite giriş sınavı sonrası -biz her ne kadar mesleğimizin itibar kaybettiğini gözlemlesek de- meslek seçimi arefesindeki gen& DEVAMI...
Giriş Bütün alüminyum işleyen işletmelerde, son yılların eğilimi olabildiğince fazla hurda ya da daha genel bir deyişle ikincil malzeme kullanmak ve böylece karbon ayak izini d&uum DEVAMI...
Temelde cevherden ya da hurdadan metal kazanımı (ekstraksiyonu) aynı rotayı izleyen prosesler. Birincil üretimde madencilik proseslerine, ikincil üretimde hurda toplama, cevher zenginleşti DEVAMI...
Halimiz Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) hazırladığı “1,5°C Küresel Isınma Özel Raporu’na” göre; - İnsanlar, dünya DEVAMI...
Magnezyum Üretim Yöntemleri Dünyanın en büyük magnezyum üreticisi ve ihracatçısı Çin’dir. Çin, 800 000 ton’dan fazla yıllık birincil magn DEVAMI...
Giriş Geçtiğimiz aylarda Magnezyum ve Silisyum fiyatlarındaki öngörülemez artış, alüminyum sektörünün önemli gündemlerinden birisini oluşturdu. Ar DEVAMI...
Giriş Skandiyum, nadir toprak elementleri içerisinde yer alan ilginç bir element. Nadir toprak elementlerini oluşturan ana element grubu Lantanitler (atom numaraları 57’den 71&rsqu DEVAMI...
Türkiye’de yönetim kalitesi kültürünün yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi amacıyla faaliyetlerini sürdüren Türkiye Kalite Derneği (KalDer), ülk DEVAMI...
Hassas silindirik taşlama makineleri konusunda uzmanlaşmış İsviçreli teknoloji şirketi, zorlu jeopolitik duruma rağmen küresel pazardaki konumunu güçlendirmeyi, yenilikçi yeni ürünlerle portföy&uu DEVAMI...
İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından hazırlanan “TR-METALENDEKS Türkiye Metal Sanayi İhracat Endeksi”nin 2025 yılı Aralık ayı sonuçları açıklandı. Kasım ayında yaş DEVAMI...
Türkiye’nin Kalite Yolculuğu Başkent Ankara’da Yeni Bir Dönemle Devam Ediyor. Türkiye’nin üretim kalitesi ve endüstriyel üretim süreçlerine odaklanan Kalite Ankara’26, DEVAMI...
Küresel rekabetin, yükselen maliyetlerin ve yapay zekânın da etkisiyle, endüstri tarihi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu yıl 20-24 Nisan tarihleri arasında Hannover’de 79’uncu kez DEVAMI...
6 – 8 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul’da ICC Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Türkiye’nin önde gelen İş Güvenliği ve Sağlığı Fuarı TOS+H Expo 2026, iş güvenliği alanında bilgi paylaşımı, de DEVAMI...
Türkiye’den üniversite öğrencileri, ambalaj tasarımının küresel ölçekte en prestijli iki organizasyonu olan WorldStar STUDENT 2026 ve AsiaStar 2025 yarışmalarında elde ettikleri derecelerle, Türkiye DEVAMI...
Küresel risklerin sertleştiği, yapay zekâ odaklı üretimin hızlandığı yeni dönemde makine sektörü köklü bir dönüşümden geçiyor. Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED), rekabet &u DEVAMI...
Fronius Artis, birçok kaynak uzmanının günlük işlerinde güvenilir yol arkadaşı. Yeni Artis 300, daha fazla güç, kullanım kolaylığı ve dünya çapında kullanım için genişletilmiş XT versiyonu DEVAMI...
Dünyanın önde gelen otomotiv satış sonrası endüstrisi fuarı Automechanika Istanbul, çeyrek asırlık başarısını Divan Kuruçeşme’de gerçekleşen, sektörün “En İnovatif, En Köklü DEVAMI...

