“Adaletsiz bir ölçüyle tartılan emek, toplumun geleceğinden eksiltir.”
Bugün bir iş ilanına başvurmak, sadece bir işe talip olmak değil; beklentiler listesine karşı varlık mücadelesi vermek anlamına geliyor. Yeni mezun olacaksınız ama heybenizde tecrübe olacak; ana diliniz gibi yabancı dil konuşacaksınız ama günün sonunda o dili hiç kullanmayacağınız bir masada oturacaksınız.
Hatta hiç dil gerektirmeyen pozisyonlar için bile ‘ileri derece’ yetkinlik aranması, artık mesleki bir ihtiyaçtan ziyade; gençleri daha yolun başında saf dışı bırakan suni bir eleme bariyerine dönüştü. Tecrübe şartı ise bu bariyeri neredeyse aşılmaz kılan son engel olarak karşımıza çıkıyor.
Artık ilanlarda sadece pozisyonun gerekliliklerini değil farklı departmanların görev tanımının tek bir başlık altında toplandığını görüyoruz.
Bu durum, nitelikli gençleri daha yolun başında elemeye tabi tutarken, içeri girebilenleri de ağır bir yük altına sokuyor. Ayrıca hayal kırıklığına sürüklüyor.
Günümüzde İnsan Kaynakları stratejileri, gerçeklikten kopuk bir beklenti sarmalına girmiş durumda.
Tam da bu noktada, sistemin sadece mesleğe yeni başlayanları değil, yıllarını mesleğe vermiş uzmanları da gözden çıkardığını görüyoruz. Çünkü insanı sadece bir ‘kaynak’ olarak görenler, gün gelir o kaynağın neden kuruduğunu anlayamazlar.
Bu adaletsizliğin diğer ucunda, en az gençler kadar mağdur edilen ve sistemin dışına itilen bir başka kesim daha var: 45-50 yaş üstü tecrübeli profesyoneller ve annelik nedeniyle iş hayatına ara verip geri dönmeye çalışan kadınlar. Onca yıllık birikime rağmen yaş faktörü nedeniyle ‘maliyetli’ bulunan tecrübeli çalışanlar ile hamilelik sonrası işe dönüşünde tüm geçmişi silinip ‘tecrübesiz’ muamelesi gören kadınlar, bugün benzer bir varlık mücadelesi veriyor. Yılların uzmanlığına sahip bir kadının, sadece hayatına bir ‘ara’ verdiği için kariyerine sıfırdan ve asgari ücretle başlamaya zorlanması, emeğin nasıl hoyratça değersizleştirildiğinin en acı kanıtı.
45-50 yaş üstü tecrübeli profesyoneller ve annelik nedeniyle iş hayatına ara verip geri dönmeye çalışan kadınlar ,mevcut iş yerlerinde gidecek yerleri olmadığı düşünülerek düşük ücret artışlarına ve hak ettiklerinin çok altındaki maaşlara mahkum ediliyor.
Donanımlı bir beyne veya yılların tecrübesine vasıfsız eleman muamelesi yapmak, asgari ücret veya üzeri bir rakam vermek ; sadece o bireyin emeğine değil, harcanan yıllara ve liyakate de haksızlık etmektir. Gençlerden ‘iki-üç kişilik performans’ ve “süper kahramanlık” bekleyen sistem; tecrübeli kuşaktan ve işine dönen annelerden ise tüm haklarından vazgeçmiş ‘sessiz bir kabulleniş’ bekliyor.
Peki, neden böyle oluyor? Aslında bu bir “belirsizlik stratejisi”.
Şirketler, iş tanımlarını ve rollerini kasıtlı olarak muğlak bırakıyor. Görev tanımları net yapılmadığı için bir kişiye fazladan iş yükü sessizce yükleniyor. “Minimum maliyet, maksimum fayda” adı altında uygulanan bu model, insanı bir kaynaktan ziyade harcanacak bir kalem olarak görüyor.
Bu tablonun faturası ise sandığımızdan çok daha ağır. Gençlerimiz artık okumanın karşılığı olmadığını görüp eğitimden soğurken ve çareyi yurt dışına kaçmakta ararken; tecrübeli kuşağımız ise kendi ülkesinde “işe yaramaz” hissettirilerek emeğiyle birlikte küstürülüyor. Biz bir yandan “Nüfusumuz yaşlanıyor, gençleri korumalıyız” diye politikalar üretirken, diğer yandan her yaştan nitelikli emeği bu çarpık stratejilerle yok ediyoruz.
“Emeğin hakkının verilmediği yerde, liyakat can çekişir; liyakatin bittiği yerde ise gelecek karanlıktır.”
Eğer geleceğimizi kurtarmak istiyorsak, bu düzeni kökten değiştirmek zorundayız. İnsan kaynakları stratejilerimizi; liyakate, cinsiyet eşitliğine ve yaş ayrımcılığının bittiği net görev tanımlarına ve emeğin hakkını veren insani ücret politikalarına dayandırmalıyız.
Unutmayalım ki her yaştan insanın emeğine saygı duyulan bir sistem toplumu ileriye taşır.
“Hizmet beklenen yerden hürmet ve hak esirgenmez.”
“Entropi, yapının bedelidir.” — İlya Prigogine, 1977 Nobel Kimya Ödülü sahibi, Order Out of Chaos (1984) Yüz yıldan fazla süredir metalürjinin DEVAMI...
Döküm sektörü, modern endüstrinin temel yapı taşlarından biri olarak, otomotivden havacılığa, enerjiden inşaata kadar birçok sektöre ürün sağlamaktadır. DEVAMI...
“Metalürji, statik bir bilgi yığını değil, sürekli devinen bir arayışıdır. Bugünden yarını görebilmek, atomun dilini çözmekle başlar.” &nb DEVAMI...
1- Paslanmaz Östenitik çelikler 304,316 vb. Parça dökümünde sıvı metal temizliği için Ocak astarı malzemelerinde nötr astar olarak adlandırılan DEVAMI...
“Adaletsiz bir ölçüyle tartılan emek, toplumun geleceğinden eksiltir.” Bugün bir iş ilanına başvurmak, sadece bir işe talip olmak değil; beklentiler listesine DEVAMI...
Türkiye Döküm Sanayinde 2025 Yılında Sınırlı Büyüme ve 2026 Yılı için Kritik Başlıklar Değerli sektör temsilcileri, 2025 yılı, döküm sanayi DEVAMI...
“Sakin sular, geminin omurgasını güçlendirip, yeni rüzgarlarla hızla yol alacağı bir hazırlık limanıdır.” Yıllardır demirin kokusunu, eriyik metalin sıc DEVAMI...
“Yenilik, geleceği şekillendiren en güçlü araçtır. Borofen gibi malzemeler de bu yeniliğin bir parçası olarak endüstride önemli bir potansiyele sahiptir. DEVAMI...
Değerli Okurlar Bir süredir yazılarıma ara verip gelişmeleri izledim. Sebebi yılın ilk çeyreğinde ayak seslerinin duyulduğu, sonrasında derinleşmeye başlayan ve şu anda deva DEVAMI...
Döküm sektörü, modern endüstrinin temel yapı taşlarından biri olarak, otomotivden havacılığa, enerjiden inşaata kadar birçok sektöre ürün sağlamaktadır. DEVAMI...
“Rüzgarın yönünü değiştiremediğinde, yelkenlerini rüzgara göre ayarla.” & DEVAMI...
Endüstriyel otomasyon alanındaki güncel teknolojileri ve gerçek uygulama deneyimlerini sektör profesyonelleriyle buluşturan MAKİNA HANGAR Mühendislik ve Teknoloji Merkezi, Eylül, Ekim ve Kasım aylarında ü& DEVAMI...
ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban Türkiye’nin küresel ekonomi içerisinde önemli ülkeler arasında yer aldığını söyleyerek dijitalleşmenin ve teknoloji kull DEVAMI...
Türkiye’de Tofaş’ın Bursa Fabrikası’nda FIAT Scudo, Opel Vivaro, PEUGEOT Expert ve Citroën Jumpy olarak üretilen orta boy hafif ticari araç ailesinin Kuzey Amerika pazarı için geliştirilen Ram Pr DEVAMI...
Üretken yapay zekâ araçları sayesinde, gerçek bir kişiyi taklit eden sahte medya içerikleri oluşturmak son derece hızlı, ucuz ve kolay. Bazıları şaka amaçlı gönderilse de deepfake’lerin daha k DEVAMI...
Günümüzde siber güvenlik ister büyük ister küçük ölçekli olsun her şirketin en stratejik adımları arasında yer alıyor. Siber saldırılar, şirketlere yol açtıkları mali zar DEVAMI...
E-posta çoğumuz için günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor. İstenmeyen telefon aramaları gibi, bazen gelen kutunuz aniden istenmeyen ve kötü niyetli mesajlarla dolup taşar. DEVAMI...
Norveç merkezli Nordic Deployment’ın askeri operasyonlar, afet ve kriz yönetimi ile insani yardım süreçleri için geliştirdiği hızlı kurulabilir saha ve geçici altyapı çözümleri, TCK DEVAMI...
Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası’nın (OTSO) kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen törende, ilçenin üretim, yatırım, ihracat, istihdam ve ekonomik gelişimine katkı sağlayan kişi ve kuruluşlar ödüll DEVAMI...
ÇELİK ÜRETİMİ 2026 yılının Temmuz ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre %7 artışla, 3,4 milyon tona yükseldi. Ocak-Temmuz döneminde ise üretim %7,9 DEVAMI...
Panda Alüminyum, üretim altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımları kapsamında yaklaşık 300 milyon TL’lik yatırımla yeni folyo hadde ve separatör makinelerini devreye alıyor. Yeni yatırımlarla birlikte DEVAMI...


