Metal Dünyası

Çelik

Demir

Maden

Alüminyum

Döküm

SEKTÖRLER HABERLER ÜRÜN TANITIMLARI TEKNİK YAZILAR DOSYALAR RÖPORTAJLAR BAŞARI HİKAYELERİ UZMAN GÖRÜŞÜ YAZARLAR FUARLAR ETKİNLİKLER PROFİLLER Editörden Künye YAYIN KURULU ARŞİV ABONELİK İLETİŞİM
Erman Car
Erman Car
erman@metkim.com
Sürdürülebilir Mühendislik

Nasihat/Musibet Süreci
İlginç günlerden geçiyoruz. Küresel salgın süreci, bütün bildiklerimizi yeniden değerlendirmemize ve/veya bilip de umursamadıklarımızı ciddiye almamıza neden oldu. Komplo teorilerinin “bilim-kurgu tadındaki” savlarını bir kenara bırakırsak, çevre sorunlarının küresel boyutta ne gibi sonuçlar doğurabileceğine tanıklık ediyoruz artık. Nasihat/musibet ilişkisinin musibet fazına geçtik kısacası.


 

erman carSürdürülemezlik Hali
Birinci Sanayi Devrimi ile ortaya çıkan ve 20.yy’ın ilk yarısında yıkıcı bir şiddetle süren “teknolojik gelişim (?)” ve buna bağlı olarak toplumların bilgi ve becerilerinin artması, doğanın zarar görmesiyle eşzamanlı olarak gerçekleşmiştir. Bu sürecin sonuçlarından birisi de, ekonomik gelişme ile birlikte “küresel çevre sorunları” oldu. 

 

Charles Dickens, 1859 yılında yazdığı meşhur “İki Şehrin Hikayesi” romanında Birinci Sanayi Devrimi sürecinde yaşadıklarını şu şekilde betimler: “Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü; hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi; hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı; her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana.” Sanki Nisan 2020’de yazılmış gibi değil mi?

 

Daha üç ay önceye kadar sosyologların ana gündemleri içinde “post-endüstriyel dönüşüm”, “bilgi toplumu”, “network toplumu”, “risk toplumu” ya da ”dijital dönüşüm”; biz mühendislerin gündeminde ise ”Endüstri 4.0”, “yaratıcı inovasyon”, “büyük veri/veri madenciliği” gibi kavramlar var iken, bugün küresel iklim değişikliği kaynaklı bir salgın süreci ile yaşıyoruz ve muhtemelen uzunca bir süre de birlikte yaşayacağız.

 

Son yüzyılı nasıl özetlerdiniz diye sorulsa, herhalde aşağıda sıralanmış üç temel gözlem sıralanabilirdi: 

• Endüstriyel üretim süreçlerinde oluşacak olan “çevresel zararın” ihmali:
Sanayici için çevre kirliliği, hammadde olarak kullanılmasının ekonomik bir getirisi olmayan, üretim dışı malzeme ya da enerji akımıdır. Oysa toplum için “çevresel bozunum anlamına gelen kirlilik”, yaşam olanaklarını sınırlayan, doğa ile ilişkisini bozan, gelecek kuşakların yaşamını tehdit eden, doğrudan etkilendiği ve zarara uğradığı bir olgudur.

 

• Hammadde ve enerji kaynaklarının plansız ve hesapsız kullanımı:
Azalan doğal kaynaklar nedeni ile cevher ve enerji maliyetlerindeki büyük dalgalanmalar yaşanmakta ve küresel ekonomik krizler daha sık görülmektedir. Bu aynı zamanda sadece bizim yaşamımızı değil, tükettiği kaynaklar, değişikliğe uğrattığı yaşam tarzı, kültür ve değerler gibi nedenlerle gelecek nesillere bırakacağımız mirası da etkilemektedir. 

 

• Gelir dengesizliği:
Bütün bunların sonucunda ise toplumsal refah azalmakta, ortalama insanların yaşam kalitesi bozulmakta ve ekonomik gelir dengesizliği sürekli büyümektedir. Pek çok toplum, pek çok ülke, teknoloji odaklı bu değişikliklerin kararlaştırıldığı süreçlerin çok dışında kalmasına karşın, değişimlerden doğrudan etkilenmektedir.

 

Sürdürülebilirlik
İnsanoğlu bugün 7 milyarı aşan nüfusu ile, yeryüzü ekosistemlerini büyük ölçüde değiştirerek, belirleyici rol oynayan bir anahtar türdür. Hatta bazı bilim insanları, bu nedenle, içinde bulunduğunuz jeolojik dönemi, Yunanca “holosen” yani tamamen yenilenmiş dönemden; “antropos” yani insan sözcüğünden türetilen ve “insan etkisi altında” anlamına gelen “antropojen dönem” olarak adlandırmaktadır.

 

Sürdürülebilirlik kavramı, çevre boyutuyla 1970’ ler sonrasında dünya gündemine geldi ve ilk kez 1987 yılında BM Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu [WCED] tarafından hazırlanan “Ortak Geleceğimiz” başlıklı Brundtland Raporu vesilesiyle kalkınma ile ilintili olarak “sürdürülebilir kalkınma” şeklinde literatüre geçti. 
 

 

Ancak ne kadar belirleyici oldu, tartışılabilir. Daha çok bir “pazarlama argümanı” ya da proje finansmanları için bir “gerekçe” boyutunda kaldı gibi. Küresel salgın bir şekilde aşıldığında ve yeni olası salgınların verdiği kaygılar, umarım bu kavramı işlevsel bir hale getirir.

 

Bu yaşananlar bir “fırsat” olabilir mi? Çünkü, sürdürülebilirlik, Sanayi Devrimi’nden bu yana, sermaye/piyasa güdümünde gelişen teknoloji ile evrensel ve kamu ağırlığını temsil eden bilimsel çalışmalarla gelişen teknoloji olgularının “karşılıklı çıkarlarının –tamamen olmasa bile büyük ölçüde- örtüştüğü bir ara noktadır. Çevresel yatırımları ölü yatırımlar olarak gören geleneksel sanayi anlayışı, bu yaklaşımla çevre ile beraber aynı zamanda ekonomik çıkarlarının da korunduğunu görecektir. Ya da son günlerin modası bir sözle “aynı gemide olduğumuzu” farkedebilir.

 

Sürdürülebilir Mühendislik
Geleneksel literatürde teknoloji, “insanın doğaya egemen olma çabası” olarak tanımlanırdı. Bugünlerde, artık bu tanımı “insanın doğa ile uyumlu yaşama mücadelesi” olarak yenilemek gerekli.

 

Ahmet İnam’ın çok güzel bir mühendislik tanımı var:
“Mühendislik, yaşamın hemen hemen her alanında teknik sorunlarla baş etmeye çabalarken, bu sorunların içinde yer aldığı yaşama bağlamını fark etmelidir. Sorun nasıl bir yaşamın, nasıl bir dünyanın sorunudur? Bu sorunu çözerken kime, ne adına hizmet etmekteyim?”

 

Bu bağlamda temel derdi üretimi arttırmak ile birlikte, insanlığa mutluluk, refah ve zenginlik yaratmak, yaşam kalitesini yükseltmek olan mühendisler için de gerek tasarım, gerek uygulama gerekse üretim aşamasında baskın kriterlerden birisi de sürdürülebilir modeller içinde çalışmak olacak.

 

Çünkü teknolojik tercihler sadece ekonomiyi değil, tüm geleceği şekillendirmektedir.

 

Elektrik enerjisinin yaygın kullanımı, otomobil, uçak, su şebekeleri, elektronik, radyo ve televizyon, tarımın mekanizasyonu, bilgisayarlar, telefon, klima ve soğutma, otoyollar, uzay araçları, internet, görüntülü işleme, ev araç ve gereçleri, sağlık teknolojileri, petrol ve petrokimya teknolojileri, lazer ve fiber-optik, nükleer teknolojiler, yüksek performanslı malzemeler 20.yy mühendislerinin başarıları olarak tarihe geçti. Bütün bunlara karşın, 21.yy, mühendisliğin karşısına yepyeni ve büyük sorunlar çıkarmaktadır. En başta, hem dünya nüfusunun, hem de insanların ihtiyaçları ve ulaşmak istediklerinin artmakta olduğu bir çerçevede, uygarlığın ilerlemesini, sürdürülebilir koşullarda, yaşam kalitesini de arttırarak sürdürmek gerekmektedir.  

 

Önümüzdeki yüzyılın mühendisliğinin en büyük önceliği, insanlığın bir geleceğinin olmasını sağlamak olacaktır!

 

Kaynaklar:
1. Erman Car / Endüstriyel Ortaklaşma (Simbiyoz) Yaklaşımı ve Alüminyum Endüstrisinde Kullanımı /Alus 08, 8. Alüminyum Sempozyumu, Ekim 2017
2. Charles Dickens, İki Şehrin Hikayesi, Çev: Meram Arvas,Can yayınları, 2011
3. Nükhet Barlas, Küresel Krizlerden Sürdürülebilir Topluma – Çağımızın Çevre Sorunları, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2013
4. Erdal Musoğlu / Geleceğimiz Nasıl Şekilleniyor? / HBT Akademi e kitapları-2
5. Hüseyin Şen, Barış Alpaslan, Ayşe Kaya / Sürdürülebilirlik Üzerine Tarihsel ve Güncel Bir Perspektif / Ekonomik Yaklaşım Derneği Dergisi 2018, 29(107).

Paylaş Tweet Paylaş
310 kez okundu
SEKTÖREL HABERLER
Coşkunöz Holding Yerli Tıbbi Ekipmanların Üretimine Başladı
Coşkunöz Holding, tüm dünyayla birlikte ülkemizi de etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle, ilk günden bu yana çalışanları için aldığı tedbirlerin yanı sıra, zorlu ko DEVAMI...
Mitsubishi Electric’ten Yeni Uydu Üretim Tesisi
Dünya genelinde uzay araştırma ve uydu sistemlerinin öncüsü ve aynı zamanda Türksat 4A-4B uydularının üreticisi olan Mitsubishi Electric, Japonya’daki Kamakura Works yerleşkesinde yeni bir uydu üreti DEVAMI...
TSKB’den Koronavirüs Salgınında Üretim Tesislerine Sürdürülebilir Yaşam ve Üretim Önerileri
TSKB, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını sürecinde, sahada çalışmaya ve üretmeye devam etmek zorunda olan şirketler için bir yol haritası oluşturdu.   Aralık 2019’da &C DEVAMI...
Siber Suçun Yükselişi Sürüyor
Amerika Birleşik Devletleri Federal Soruşturma Bürosu (FBI), 2019 yılı İnternet Suçları Raporu‘nu paylaştı. Siber güvenlik kuruluşu ESET’in duyurduğu rapora göre FBI, geçen yılın tamamında 3,5 milyar DEVAMI...
PERYÖN Başkanı Berna Öztınaz: “Birbirimizden İzole Ama Hiç Olmadığımız Kadar da Yakınlaştığımız Bir Dönemdeyiz”
Türkiye’de şimdi ve gelecek için daha iyi bir çalışma yaşamına liderlik etme vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren PERYÖN - Türkiye İnsan Yönetimi Derneği’nin Başkanı Berna Öztınaz, Yeni DEVAMI...
TİAD Başkanı Varlık: Kovid-19 Tedarik Zincirini Kırdı, Türkiye Bu Değişime Hızla Adapte Olmalı
Kovid-19 salgınının ekonomi üzerindeki tahribatını azaltmak için alınan tedbirlerin önemli olduğunu; ancak Türkiye’nin hızla salgın sonrasına hazırlanması gerektiğini dile getiren TİAD Başkanı Fatih Varlık, &ldqu DEVAMI...
FANUC’tan Esnek Yeteneklere Sahip Yeni 3D Görme Sensörü
FANUC, entegre görüntü işleme çözümleri yelpazesini 3DV/600 Görme Sensörüyle genişletti ve güçlendirdi. Yeni sensör, genişletilmiş bir görüş alanına sahip olduğu i&cc DEVAMI...
İstismar Kitleri, Gözde Siber Saldırı Aracına Dönüştü
Siber güvenlik kuruluşu ESET, koronavirüs günlerinde siber suçluların yoğun olarak odaklandıkları teknik saldırı yöntemlerinden biri olan ‘istismar kitleri‘ne (exploit kits) dikkat çekiyor. &Cce DEVAMI...
3 Boyutlu Destek Ekibi Türkiye’yi Desteğe Çağırıyor!
Bir grup mühendis arkadaş tarafından COVID-19 pandemisi kapsamında, sağlık çalışanlarının yüz siperliği ihtiyacına destek olmak için başlatılan “3 Boyutlu Destek Kolektif Üretim Hareketi”ne destek he DEVAMI...
Evdekal, Tasarla, Geleceğe Sahip Çık
Üniversitelerin endüstriyel tasarım, mimarlık ve sanat bölümü öğrencileri ile sektör profesyonellerinin katılımına açık olan Türkiye’nin en önemli organizasyonu “Endüstriy DEVAMI...
En Çok Okunanlar Son Eklenenler
YAYIN AKIŞI
FACEBOOK
TWITTER
INSTAGRAM