Metal Dünyası

Çelik

Demir

Maden

Alüminyum

Döküm

E-Dergi SEKTÖRLER HABERLER ÜRÜN TANITIMLARI TEKNİK YAZILAR DOSYALAR RÖPORTAJLAR BAŞARI HİKAYELERİ UZMAN GÖRÜŞÜ YAZARLAR FUARLAR ETKİNLİKLER PROFİLLER Editörden Künye YAYIN KURULU ARŞİV ABONELİK KVKK İLETİŞİM
Cavit SOY
Cavit SOY
Alüminyum & Demir Çelik Endüstriyel Fırınlar & Isıl İşlem & Döküm Sektöründe Personel Sıkıntısı

Değerli Sanayicilerimiz ve Kıymetli İşverenlerimiz,

Milyonlarca dolar yatırımlar yaptık, fabrikalar kurduk, tesisleştik, makinalar ve teçhizatlar aldık. Borç aldık, kredi çektik, siparişler aldık, artık imalata ve üretime başlamamız ve projelerimizi zamanında yetiştirmemiz lazım. İşmizi büyüttük, şubeleştik, lüks arabalar kiraladık, rezidanslarda ofisler açtık, vergi ve ihracatta ilk 500 lere girdik veya girme yolundayız. Ancak istihdam gibi bir sorunumuz var ki çok büyük ve işlerimiz ve geleceğimizi planlarken bizi endişeye sevk ediyor. 

 

Peki geçmişte ne hatalar yaptık ta özellikle ara eleman sıkıntısı çekmeye başladık. Bu yazımda genelge orta ve küçük ölçekteki, daha tam olarak kurumsallaşamamış veya kurumsallaşma yolunda bulunan fabrikaların geçmişte istihdamla ilgili ne gibi hatalar yaptığını yazacağım. Devletin politikalarından kaynaklanan ve hükümetlerin hatalı kararlarından bahsetmeyeceğim. Bütün bunlara rağmen bizim yapabileceklerimiz varken yapamadıklarımızdan veya yanlış yaptıklarımızdan bahsedeceğim.

 

Özellikle gençler artık fabrikalara uğramaz oldu? Neden? Bu duruma nasıl gelindi? Gençler neden fabrikalara ilgisiz kaldılar? Büyüklerinden, babalarından ve çevrelerinde fabrikalarda çalışan insanlardan neler duydular da kendilerine fabrikalarda bir gelecek hayal etmediler? Milyonlarca genç evde işsiz oturmayı fabrikada çalışmaya tercih ettiler?

 

Çünkü;
1) Yıllarca fabrikalarda ağır ve zor iş koşullarına rağmen düşük ücret politikası uyguladık. Kronik olarak %10 ların üzerinde seyreden işsizlikten dolayı işsizlerin kapılarında uzun kuyruklar oluşacağını düşündük. Ama öyle olmadı. Yabancı göçmenler de olmasa son yıllarda birçok fabrikanın kapısına kilit vurmasına ramak kaldı.,

 

2) İşe alımlarda servis, yemek, sigorta, AGİ gibi zaten zorunlu olan veya olması gereken getirileri işçilere lütufmuş gibi sunduk. Başvuranın memleketi ve mezhebi bazen tecrübesinin önüne geçti. Onlara küçük yazılardan oluşan sayfalarca kurullar imzalattık. Bu sözleşmelerle rakip firmaya gitmelerinin ve aynı sektörde çalışmalarının önüne geçmeye çalıştık. Onlara yasal haklarını öğretmekten korktuk.

 

3) İş sağlığı ve güvenliği konularında gevşek davrandık ve angarya olarak gördük. Gerekli önlemleri almadık ve uygun çalışma koşullarını sağlamadık. Çalışanımızı işte değil de evde kaza geçirdikleri şeklinde ifade vermeye zorladık. İş sağlığı ve güvenliği için verilen eğitim sürelerini kayıp zaman olarak algıladık.

 

4) Sigortasız veya asgari ücretin altında işçi çalıştırdık. Hesabına asgari ücreti yatırdıktan sonra paranın bir kısmını geri isteme cüreti gösterdik. Özellikle gençler bu durumdan dolayı güvenlerini kaybettiler. Çoğu askerlik hizmetinden sonra tekrar fabrikalara dönmedi.

 

5) Yeni işe giren gençlere ve stajerlere iyi davranmadık. Harçlık nevinden ücretler verdik. Onları işi öğretecek bir ustanın yanına vermektense temizlik ve getir-götür işlerinde kullandık. Paramıza kıyıp bir temizlikçi almadık. Gençler temizlik yapmaktan kendilerini yetiştirmeye ve öğrenmeye fırsat bulamadılar.

 

6) Emekli insanların tecrübelerine ve yaşlarına hürmet etmek yerine onları ucuz işgücü olarak gördük. Emekli maaşı almalarını onlara düşük ücret vermek için bahane yaptık.

 

7) Aile içinden yanımızda çalışan kimselere hemen kariyerlerinin başında yüksek mevki, makam ve ücretler sunduk. İşyeri imkanlarından sonuna kadar yararlanmalarını sağladık. En stratejik görevlere onları getirdik.

 

8) Ayrılan çalışanlarımıza saygı göstermek yerine onları hain olarak yaftaladık. Bir daha yıllarca çalıştıkları iş yerini ziyarete bile gelmelerini yasakladık. Rakip firmadan gelenleri büyük bir heyecanla işe alırken bizden rakip firmaya gidenleri hoş karşılamadık. Halbuki her insan gibi onların da iş değiştirme, kendi işlerini kurma ve teşebbüs hürriyetleri vardı. 

 

9) İşimize yıllarını vermiş çalışanlara yeni işe girenlerden daha az ücret verdik. Onların yıllarca çalıştıkları işyerinden tazminatlarını yakma pahasına ayrılmayacaklarını düşündük ve bunu kullandık. Verimsiz çalışanın tazminatını verip kovamadık ve verimsiz çalışmaya devam etti. Diğer performanslı çalışanların motivasyonunu da bozan bu kişiler en sonunda kendileri kovdurup tazminatlarını alıp gittiler. Verimli çalışanlar ise memnuniyetsizlik duymalarına rağmen ne istifa edebildiler ne de kovulabildiler.

 

10) Kaynakçı olarak aldığımız çalışandan tornanın başına geçmesini bekledik. Frezeciyi taşlama yapmaya zorladık.

 

11) Yıllık ücret artışını adaletli yapmak yerine eşit oranda yapmayı tercih ettik. İşe farklı ücretle başlayan iki çalışanın yıllar sonra aldıkları ücretler arasında uçurumlar meydana geldi.

 

12) Personelin çoğunu yaptığımız toplantılara alıp fikirlerini sormadık. Üç beş kişiyle işi yürütmeyi ve planlamayı seçtik.

 

13) Nerdeyse her çalışanımıza ayrı bir anlaşma yapmış gibi hesaplar yaptık. Maaş dışındaki mesai ve sosyal haklar gibi alacakları her şahsa ayrı uyguladık. Halbuki her çalışan aynı kanuna tabi idi. Onları mavi-beyaz yaka olarak, kadın-erkek olarak, yaşlı-genç olarak kategorilere ayırdık. Aynı işi birlikte bitiren iki çalışan farklı mesai ücreti aldı. Halbuki kural basit olmalıydı : “Kim olursa olsun maaşın dışındaki haklarını eşit oranlarda alır, çok çalışan mutlaka fazla çalışmasının karşılığını görür, az çalışanın maaşından kesilir.”

 

14) Yıllık izinlerini kullandırıp dinlenmelerine fırsat vermedik. Çoğu zaman yıllık izni paraya çevirip kullandırmamayı tercih ettik.

 

15) Çalışanlarımızı kanunlarda belirtilen saatlerin üzerinde çalıştırdık veya aşırı şekilde mesai yaptırdık. Çalışana öyle oranda bir maaş verdik ki fazla mesai yapmadan yeterli ücret alamaz hale getirdik.

 

16) Her yıl maaşları yatırdığımız bankayı değiştirdik ama çalışanlarımın maaşına promosyanları dağıtmayı unuttuk.

 

17) Yeni mezun mühendislerimizin başvuru sayısının fazla olmasını fırsata çevirip onları asgari ücretle işe başlattık.

 

18) Çalışanlarımızın hata yapmalarına müsaade etmedik, onları arkadaşlarının yanında rencide edici şekilde yüzlerine bağırdık. Etrafımızda bizi sürekli alkışlayan, övgüleyen bir grup görmek istedik. Eleştiriyi sevmedik ve katlanamadık. Onları ödüllendirerek motive etmek yerine cezaandırma ile susturmayı tercih ettik.

 

19) Çalışanlarımıza aşırı sorumluklar yükledik ancak işiyle ilgili yetkiler vermeyi unuttuk. Tüm yetkileri birkaç aile üyesinde veya birkaç yöneticide topladık.

 

Bu yazımda genelde yaptığımız olumsuzları yazıp içinizi karartmış oldum. Ancak çoğu işyerinde uygulamalar bu şekilde. Tabi ki çok güzel bir şekilde işini yürüten ve çalışanlarına değer veren işverenlerimiz de mevcut. Onlarla ilgili düşüncelerimi bir sonraki yazımda değineceğim.

 

TAVSİYELERİM
*** Her iş kolunun asgari ücreti farklı olmalı. Kuaförle dökümhane sorumlusunun, markette çalışanla kaynakçının, hemşire ile torna ustasının asgari ücretlerini aynı yaparsanız gün gelir fabrikalarda çalışacak eleman bulamazsınız.

 

*** Çalışan ister kendi isteğiyle ayrılsın, isterse işten kovulsun her halukarda tazminatını alabilmeli.

 

*** Eğer doktor çalışana rapor vermişse suçlu çalışan değil doktordur. 2 günlük rapor ücretinin hem devlet hem de işveren tarafından verilmemesi haksız bir durum ortaya çıkarıyor.

 

*** Yıllık ücret artışlarında tecrübeye, verime, performansa bakılmalı. Herkese aynı oranda artış yapılması kabul edilemez.

 

*** Tüm çalışanlar maaş dışındaki haklardan eşit oranda faydalanmalı.

 

*** İşverenlerce çalışanların rakip firmaya gitmelerine engel olmaya çalışmanın hatta aynı sektörde bile iş bulmalarını engelleyici çabalarının önüne geçilmeli. Bunun insan haklarına aykırı olduğu vurgulanmalı. Yıllarca kaynak yaparak ekmeğini kazanan birisi artık başka iş yapamaz ki…

Paylaş Tweet Paylaş
1027 kez okundu
YAZARIN DİĞER HABERLERİ
Tecrübe ve Kurumsal Hafıza
Tecrübeyi dinlemek, yararlanmak ve ona saygı duymak gerekir. Tecrübe yıllar içinde nice gayretler ve mücadeleler sonucunda oluşan bir olgudur. Engelleri aşa aşa, problemleri &cce DEVAMI...
Kalbine ve Gönlüne Dokunmak
İnsanın kalbine ve gönlüne dokunulabilir mi? Evet dokunulabilir. Hem de basit, ucuz ama çok değerli yöntemlerle….   İnsanımızın hayat telaşı içerisindeki der DEVAMI...
Yenilenebilir Enerji
Şuan itibariyle ülkemizde elektrik üretiminin %77’si yenilenebilir kaynaklardan. Bu gelişme sevindirici.   Ancak burada asıl önemli olan doğru zamanda ve doğru yerde kullan DEVAMI...
Satranç
Şah&Mat   Satranç….. Hileye ve şansa yer olmayan muhteşem oyun. Hayatın ta kendisi…. Satranç deyince aklımıza dikkat, sabır, hayal gücü, düşü DEVAMI...
İnsanlık Hali
  “Hepimiz unvanlarımızdan önce  birer insanız” Fabrikaların da kefen bezi vardır. “Her nefis/canlı/fabrika ölümü tadacaktır”   Hukuk&cce DEVAMI...
Net Olmayan Satın Alma Talepleri
Satın almaya net talepler gelmeli. Gerekli tüm araştırma ve belirlemeler neticelendikten sonra talep satınalmaya ulaşmalı.   Satınalma iç proje ile dış satışçı arasında gidip DEVAMI...
Satışçılara Tavsiyeler
“Stokları Görünür Kılma” Satınalmacılar olarak tedarikçilerimizde sürekli teklifler alıp içlerinden en uygununu onaylayıp alımlarımızı gerçekleşti DEVAMI...
Çalışmak Araç Kullanmak Gibidir Gaza Basarsan Yol Alırsın!
Sürücü kardeş; Neden yavaş gidip trafiğe sebep oluyorsun?  Otomobili insanoğlu bir yerden bir yere hızlı ulaşım için icat etti. Yavaş gideceksen at arabasına bin bence.. DEVAMI...
Yapay Zekâyla İlgili Düşüncelerim
Son yılların güncel konusu YAPAY ZEKÂ konusunda aklıma gelenleri yazmak ve çekincelerimi ortaya koymak istedim. Uzun bir süredir sosyal medyada, dinleyici olarak katıldığım topl DEVAMI...
Satış Temsilcisi ve Danışmanı Takibi
Yönetici, Ceo ve Firma Sahiplerinin Dikkatine   Firmalarda yönetici, Ceo olarak çalışan ve firmanın sahibi olan kişilere Satış Temsilcileri hakkında bazı yönlendirmeler ya DEVAMI...
Piyasada Fiyatlar Nasıl Oluşuyor?
Piyasa uzmanı veya satışçı değilim. Biz köprünün karşı tarafında, terazinin öbür kefesindeyiz. Ancak satınalmacı olarak karşı kıyıda fiyatların nasıl oluştuğunu da ince DEVAMI...
SEKTÖREL HABERLER
Karsan Yeni Nesil Modelleriyle Busworld 2026’nın Yıldızı Oldu!
Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, Busworld 2026’da sergilediği Otonom e-ATAK, e-ATA 12 ve e-ATA 18 modelleriyle tüm dikkatleri üzerine çekti. Türkiye’de ha DEVAMI...
Özel Başbuğ Mesleki Eğitim Merkezi İlk Mezunlarını Verdi!
Basbug Group’un otomotiv sektörüne nitelikli iş gücü kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği Özel Başbuğ Mesleki Eğitim Merkezi, ilk mezuniyet törenini gerçekleştirdi. Milli Eğitim Bakanlığı&rsq DEVAMI...
Türkiye’yi de Hedef Alan İki Zararlı Yazılıma Küresel Operasyon
ESET telemetri tespit oranları, Amadey’in belirli bir bölgeye odaklanmaksızın küresel çapta gözlemlendiğini gösteriyor. En yüksek tespit oranları Hindistan, Türkiye, Mısır, Meksika ve İspanya’d DEVAMI...
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Değerlendirme
ÇELİK ÜRETİMİ  2026 yılının Haziran ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre %14,7 artışla, 3,3 milyon tona yükseldi. Yılın ilk yarısında ise üretim; %8,1 or DEVAMI...
Yazılım Güncellemesiyle Geldi, Casusluk Yazılımı Çıktı
Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Vietnam ile bağlantılı Gelişmiş Kalıcı Tehdit grubu  (APT)  OceanLotus’un, iç hedefleri gözetlemek üzere yön değiştirdiğini tespit etti.  202 DEVAMI...
Dijital Hayatın Anahtarı E-Posta Kutusunda Saklı
E-posta kutusu başlı başına bir kimlik sistemidir ve düşünüldüğünden çok daha fazla bilgi barındırır. Kişisel veya iş hesaplarınızı ve verilerinizi korumak istiyorsanız güvenlik önlemlerinizi gelen ku DEVAMI...
Tosyalı’nın Döngüsel Üretim Vizyonuyla Geliştirilen Cüruf Bazlı Yüksek Performanslı Asfalt Şimdi de Kocaeli Yollarında
Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, döngüsel üretim vizyonu doğrultusunda geliştirdiği çevreci çözümlerini yeni uygulamalarla yaygınlaştırmayı sürdürüy DEVAMI...
Anadolu Isuzu Fransa’daki Başarısını Güçlendiriyor
Türkiye’nin ticari araç üreticisi Anadolu Isuzu, büyüyen araç filosu, yeni teslimatlar ve uzun vadeli stratejik iş birlikleriyle Fransa pazarındaki güçlü konumunu pekiştirmeye devam edi DEVAMI...
Hexagon’dan Üreticilere Yol Gösterecek Yeni Kaynak: CMM Seçim Kılavuzu Yayında
Hexagon’un yeni CMM Seçim Kılavuzu, üreticilerin ölçüm gereksinimlerine en uygun teknolojiyi belirlemelerine yardımcı olarak daha bilinçli yatırım kararları almalarını destekliyor.   Hassas tekn DEVAMI...
Inductotherm ve Metkom Çelik Döküm’den Osmaniye’de Güçlü İş birliği
Ergitme ve döküm teknolojilerinin küresel lideri Inductotherm, Metkom Çelik Döküm’ün Osmaniye Toprakkale’deki yeni tesis yatırımına güç kattı. Inductotherm teknolojisiyle donatılan DEVAMI...
En Çok Okunanlar Son Eklenenler
YAYIN AKIŞI
FACEBOOK
TWITTER
INSTAGRAM