Aroma artık hayatımızın her alanında. Hem de doğala özdeş…. Aslında içinde meyve olmayan sular, tarçın olmayan kekler, ceviz olmayan tatlılar, peynir olmayan peynirler, içinde et olmayan börekler, her türlü içinde meyve aroması olan gıda boyası ile renklendirilmiş rengarenk dondurmalar… Her şey sahte, her şey taklit, her şey aromatik…. Ama ben yiyecek ve içeceklerin içine katılanlardan bahsetmeyeceğim. Hayatımızın içindeki aroma katılmış insanları ve yaptığımız işleri anlatacağım.
Aromatik insanlar türedi etrafımızda. Hem de doğala özdeş…. Sahte mimikler, sahte gözyaşları, sahte yüzler, gülüşler ve davranışlar… Doğala özdeş olduğu için anlayamıyorsunuz bile sahte gülücükler saçtığını, sizi kandırmaya çalıştığını…
Samimiyet, doğruluk, dürüstlük, çalışkanlık mumla aranır oldu. Mış gibi yaşıyoruz hayatı.. Mutluymuş gibi gülücükler saçıyoruz, doğruymuş gibi anlatıyoruz yalanı…
Evimizde, işyerimizde kullandığımız elektronik eşya ve aletler bile aromatik artık. Sağlam gibi görünen televizyonlar, buzdolapları, çamaşır makinaları beş yılın sonunda mutlaka bozuluyorlar. Bozulmaya programlanmışlar sanki. Eskisi gibi yirmi yıl gideni yok. Annemin üzerine işlemeli danteller örttüğü buzdolabı hala hayatta halbuki… Sanki ailemizden biri gibi olmuştu. Bozulduğundan değil, mecburen eskiciye verdik.
Yaşadığımız binalar bile aromatik çıkmadı mı? Sanki doğala özdeş çimento aroması katmış kumun içine. Demir çubuk diye fındık dalı koymuş sanki. Çoğu çökmedi mi depremde üzerimize.
Artık hayatımızın iyice içine giren ve vazgeçemediğimiz sosyal medya da aromatik hayat sunuyor insanlara. Sahte hesaplar belirliyor gündemimizi. Yüzüne söylemediklerini sosyal platformlarda söyleyenler, yürek yemiş gibi cesarete bürünen sahte insanlar… İçine aroma katılmamış gerçek dost bile bulmak zorlaştı.
Çocukların oynadıkları oyunlar bile sanal ve tehlikeli hale geldi. Seyrettiğimiz filmler tamamen bilgisayar ortamında kurgulanmış. Şarkı söylüyor ama arkasında orkestra yok, sesini bilgisayar düzeltmiş. Kopyala-yapıştır bir şarkı çıkmış ortaya.
Eli eline değmeden yaşanan efsane aşklar yok hayatımızda, mektuplarla süslenen, gizli buluşmaların, utangaçlıkların var olduğu ömür boyu süren. Hisler gitmiş sanki, dürtüler almış yerini. Pamuk ipliğine bağlı sevgiler, sevgililer türemiş… Vefayı zaten saymıyorum. Sevgi yerine aroması var isterseniz…
Bir kahvenin kırk yıl hatırı yok artık. Kahve çok pahalı ve statü göstergesi olmuş. Masada hesapların ayrı ödendiği yemekler… İsrafın diz boyu olduğu serpmeler… Gösterişin ve eğlencenin zirveye ulaştığı iftar yemekleri..
Şampiyonluklar sahte. Rakibine üstünlük sağlamak için mertliği elden bırakıp doping kullanan sporcular türemiş. O madalyayı nasıl boynuna asabiliyorsun, nasıl içine siniyor, nasıl vicdanına yediriyorsun be adam? Hiç mi utanma kalmadı sende?
Sahte hocalar türedi. Duaları sanki gerçek değil duanın aroması. Hiçbir tesiri yok. Gerçek dini ilimlerden bihaberler.
Gelelim ürettiğimiz makinalara. Kalitenin ayrıntıda gizli olmasına sevinecek gibiyiz sanki. İyi ki ayrıntıda gizli. Yoksa nasıl saklardık adi malzeme kullandığımızı. Yakmayan yakıcılar, paslanan paslanmazlar, dönmeyen fanlar, itmeyen silindirler, kopmaya yüz tutmuş zincirler, gözünün içine sokulan kaynaklar, kapanmayan kapaklar, yağ kaçıran pistonlar…. Mış gibi makine yapılmaz ki ama. Verimlilik yok, dayanıklılık yok, bir ağırlığı bile yok. Boyası bile ilk yağmurda akacak kadar ince….
Orijinaline ihtiyacımız her şeyin. Sevginin, duanın, işin, sözün, yemeğin, içeceğin, makinanın, emeğin, gülüşün, ağlayışın. Kaliteli insanlara ihtiyacımız var candan, gönülden, samimi, içten… Delikanlıya, adama, ustaya, kadına, öğretmene ihtiyacımız var harbiden…
Sürücü kardeş; Neden yavaş gidip trafiğe sebep oluyorsun? Otomobili insanoğlu bir yerden bir yere hızlı ulaşım için icat etti. Yavaş gideceksen at arabasına bin bence.. DEVAMI...
Son yılların güncel konusu YAPAY ZEKÂ konusunda aklıma gelenleri yazmak ve çekincelerimi ortaya koymak istedim. Uzun bir süredir sosyal medyada, dinleyici olarak katıldığım topl DEVAMI...
Yönetici, Ceo ve Firma Sahiplerinin Dikkatine Firmalarda yönetici, Ceo olarak çalışan ve firmanın sahibi olan kişilere Satış Temsilcileri hakkında bazı yönlendirmeler ya DEVAMI...
Piyasa uzmanı veya satışçı değilim. Biz köprünün karşı tarafında, terazinin öbür kefesindeyiz. Ancak satınalmacı olarak karşı kıyıda fiyatların nasıl oluştuğunu da ince DEVAMI...
Atalarımız “arayan bulur” demişler. Bugünlerde elaman bulmak ta, iş aramak ta, iş bulmak ta zor. Firmalar genel veya kendi yaptıkları işe özel beceriler istiyorlar. Ancak ç DEVAMI...
Çin aldı başını gidiyor. Avrupa durdu. Amerika macera ve eski konumuna ulaşma peşinde, içeriye oynuyor, sadece kendisi kazanma derdinde. Uzak Doğu’da yeni ülkeler yükseli DEVAMI...
Hayatta her şeyin kritik seviyesi vardır. Mesela biz satınalmacılar için aldığımız ürünlerin kritik stok seviyesi vardır. Buna emniyet stoğu da diyebiliriz. Eğer imalat yapıyorsak kul DEVAMI...
Aroma artık hayatımızın her alanında. Hem de doğala özdeş…. Aslında içinde meyve olmayan sular, tarçın olmayan kekler, ceviz olmayan tatlılar, peynir olmayan peynirler, i&cce DEVAMI...
SATINALMACI olarak bizim de kendimize göre yıllar içinde oluşmuş, yazılı olmayan kurallarımız vardır. Bizim alemde de RACONA TERS hareketlerle karşılaştığımız olur ama aşmasını biliriz EVE DEVAMI...
Proje bazlı çalışan firmaların ortak sorunudur finansman. İşi alabilmek ve rekabet edebilmek için en dip fiyatlar verilir. İşin başında verilen cüzi avansla zaten az karlı işi baş DEVAMI...
Fabrikalarda gördüğüm önemli bir eksiklik var. Aynı dili konuşamamak. Mühendisler, satış elemanları, satın alma uzmanları, idareciler, proje çizimcilerimiz ve ustalarım DEVAMI...
Sektörel Yayıncılar Derneği (SEYAD), 10 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul’un ardından yeni dönemine resmen başladı. Genel kurulda Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Kemalettin Aksöz&rs DEVAMI...
Dark web siber suçlular için bir cazibe merkezi. Siber suçlular, izlenip kimliklerinin ortaya çıkarılmasından korkmadan forumları, pazar yerlerini ve diğer siteleri ziyaret edebilirler. Bunların çoğu, &ccedi DEVAMI...
Tosyalı Holding, sanatı, toplumsal hafızayı ve kurumsal değerlerini aynı zeminde buluşturan “Tanıklığın İzleri” sergisiyle İskenderun’da yeni bir kültür ve sanat alanı açtı. Mimar Nevzat Sayın imzasını taşıy DEVAMI...
Koç Topluluğu bünyesindeki bir üretim tesisi daha Sanayi 4.0. uygulamalarındaki başarılarıyla Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından küresel ölçekte örnek gösterildi. Dijital iki DEVAMI...
PLASFED, Ankara’da gerçekleştirdiği iki günlük program kapsamında savunma sanayinin üç dev kuruluşu TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN ile TOBB, ASO ve ATO’yu ziyaret etti. Program boyunca sanayi, teknoloji ve DEVAMI...
Binalarda enerji verimliliğini doğrudan etkileyen önemli mevzuat değişiklikleriyle 2025 yılını tamamlamaya hazırlanan yalıtım sektörü, 2026 yılını pozitif bir tablo ile karşılıyor. TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standar DEVAMI...
Dijital dünya, kendini ifade etme, öğrenme ve kişisel gelişim için sayısız fırsat sunarken anlaşmazlıkların sıklıkla kontrolden çıkabildiği, sindirme, taciz ve intikamın da her an yaşanabileceği bir yer. Gen&cced DEVAMI...
Panda Alüminyum Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hüseyin Seherli, Çin menşeli fotovoltaik panellerde kullanılan alüminyum çerçevelere yönelik geçici antidamping kararına ilişkin açıklamala DEVAMI...
Sanayi sektöründe 2024 ve 2025 boyunca ertelenen yatırımların, 2026 itibarıyla yeniden devreye alınması bekleniyor. Finansman koşullarının kademeli olarak normalleşmesi, verimlilik odaklı üretim anlayışının güçlenme DEVAMI...
Siber güvenlik şirketi ESET, Çin bağlantılı yeni bir Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) Grubu keşfetti. LongNosedGoblin adı verilen grubun Güneydoğu Asya ve Japonya’da siber casusluk araçları kullandığı ve devlet DEVAMI...

