Şuan itibariyle ülkemizde elektrik üretiminin %77’si yenilenebilir kaynaklardan. Bu gelişme sevindirici.
Ancak burada asıl önemli olan doğru zamanda ve doğru yerde kullanabilmek. Yenilenebilir kaynakların üretimi doğası gereği değişkendir, Bu durum özellikle yüksek enerji tüketen endüstriler için hâlâ en büyük zorluklardan biridir. Yaz aylarında 2–4 kat artan üretim, eğer depolanamaz ya da prosese entegre edilemezse, potansiyelin önemli bir kısmı atıl kalabilir.
Bu yüzden üretimden çok, üretimin sürekliliğine ve verimli kullanımına odaklanılmalıdır. Çünkü gerçek değer, enerjiyi üretmekten çok — doğru şekilde kullanabildiğinde ortaya çıkar.
Öte yandan güneş ve rüzgarda kurulu güce göre Avrupa’nın hala çok gerisindeyiz.. Bu sene yağışlar çok iyi olduğu için hidroelektrikte iyi geçecek gibi ancak son 30 yılda hidroelektrik gücü yağışların sürekli azalmasından dolayı 30% dan fazla düşmüş durumda. Yenilenebilir enerjinin depolanması konusuna çok önem verilirse çok büyük bir atak yapılabilir. Enerji üretiminde kullanılan doğalgaz ve ithal kömürden kaynaklı çok fazla döviz kaybımız ve yine kömürden kaynaklı çok fazla insan sağlığı risklerimiz mevcut.. Destek ve katkıları için Erkan Ayan, Hanifi Taşdemir, Ökkeş Suphi Doğan’a teşekkür ederim.
Yenilenebilir insan enerjisi
Yukarıdaki girizgâhtan sonra asıl benim üzerinde durmak istediğim konu insan enerjisi. Akıl, yetenek, çalışma, yaş, tecrübe, bilgi birikimi…. Bunların hepsi insanın çalışma, iş üretme, eser ortaya koyma, yönetme ve yaratıcılık enerjisini oluşturur.
İnsan çalışan, yönetici, idareci, patron, asker, öğretmen, doktor, vali, devlet başkanı, bakan v.s. olabilir ve bu görevleri yürütmek için enerjiye ihtiyaç duyar. Enerjisini üretmesi, artırması ve koruması lazımdır. Bunun için kendini sürekli geliştirmesi, tecrübesini sürekli artırması, yeteneklerini ortaya çıkarması, aklını daha verimli kullanması ve çok çalışması gerekir.
İnsanlar arasında bir okulun müdürü, bir işyerinin patronu, bir belediyenin reisi, bir partinin genel başkanı, bir hastanenin başhekimi, bir üniversitenin rektörü, bir ilin valisi, bir mahallenin muhtarı, bir ordunun komutanı, bir devletin Cumhurbaşkanı olanlar vardır. Özellikle bu gibi yönetim becerisi isteyen görevlerde bulunanların herkesten daha çok enerjiye ve o enerjinin yenilenmesine ihtiyaçları vardır ve aslında bu bir zorunluluktur. Yönetme arzusunu ve enerjisini kaybetmiş birinin buna rağmen hala görevde kalmaya çalışması, ısrarla görevi bırakmaması veya görevden el çektirilmemesi onun yönettiği insanlar için hayatı ve iş ortamını çekilmez bir hale getirir. Göreve gelmek, seçilmek, atanmak, layık görülmek kadar, o görevi layıkıyla ve başarıyla yapabilmek ve zamanı geldiğinde gençlere, göreve daha çok layık olanlara, yeni atanan ve seçilenlere, yeni yüzlere bırakabilmek te erdemdir.
Devleti, kurumları ve işyerlerini yöneten insanların etraflarındaki çalışanlarını, yardımcılarını, iş ortaklarını, dava arkadaşlarını değiştirdiklerine, emekli ettiklerine ve yeni atamalar yaptıklarına sıkça şahit oluyoruz. Hatta bazen bu sirkülasyon baş döndürücü hızda, çok ani ve kalabalıkları kapsayacak şekilde de olabiliyor. Ancak her nedense etraflarını sürekli yenileyen yönetenlerin kendilerinin görevlerini bir türlü bırakmadıklarını, adeta koltuklarına ve makamlarına yapıştıklarını, hatta çok yaşlanmalarına ve artık karar verme yetilerini kaybetmeye başlamalarına rağmen görevi geriden gelen gençlere devretmediklerine şahit oluyoruz.
Aile şirketlerinde bir türlü görevi bırakmayan babalar yüzünden çocukların geride kalmaktan sıkıldıklarına ve işten soğumaya başladıklarına şahit oluyoruz. Partilerde genç ve dinamik kadroların önlerinin kesilmesinden dolayı partilerinden ayrıldıklarını görüyoruz. İşyerlerinde ise sürekli aynı müdürle çalışmaktan bir türlü aklındaki projeleri hayata geçiremeyen, işyerine küsmüş, çalışma enerjisini kaybetmiş çalışanlara rastlıyoruz.
Hayatta bazı şeyleri terk edebilmek, bırakabilmek, vazgeçebilmek lazım. Hatta zirvede iken bırakmak en iyisi. İnsanların hafızasında ve tarihin tozlu sayfalarında İyi ve güzel hatırlanıp gitmek daha onurlu. Sonuçta o tarafa hiçbir şey götüremeyeceğiz, onurumuz ve eserlerimizden başka. İnsan var binlerce yıldır hala saygıyla, insan var binlerce yıldır nefretle anıyoruz, insan var unutuldu gitti.
Tecrübeyi dinlemek, yararlanmak ve ona saygı duymak gerekir. Tecrübe yıllar içinde nice gayretler ve mücadeleler sonucunda oluşan bir olgudur. Engelleri aşa aşa, problemleri &cce DEVAMI...
İnsanın kalbine ve gönlüne dokunulabilir mi? Evet dokunulabilir. Hem de basit, ucuz ama çok değerli yöntemlerle…. İnsanımızın hayat telaşı içerisindeki der DEVAMI...
Şuan itibariyle ülkemizde elektrik üretiminin %77’si yenilenebilir kaynaklardan. Bu gelişme sevindirici. Ancak burada asıl önemli olan doğru zamanda ve doğru yerde kullan DEVAMI...
Şah&Mat Satranç….. Hileye ve şansa yer olmayan muhteşem oyun. Hayatın ta kendisi…. Satranç deyince aklımıza dikkat, sabır, hayal gücü, düşü DEVAMI...
“Hepimiz unvanlarımızdan önce birer insanız” Fabrikaların da kefen bezi vardır. “Her nefis/canlı/fabrika ölümü tadacaktır” Hukuk&cce DEVAMI...
Satın almaya net talepler gelmeli. Gerekli tüm araştırma ve belirlemeler neticelendikten sonra talep satınalmaya ulaşmalı. Satınalma iç proje ile dış satışçı arasında gidip DEVAMI...
“Stokları Görünür Kılma” Satınalmacılar olarak tedarikçilerimizde sürekli teklifler alıp içlerinden en uygununu onaylayıp alımlarımızı gerçekleşti DEVAMI...
Sürücü kardeş; Neden yavaş gidip trafiğe sebep oluyorsun? Otomobili insanoğlu bir yerden bir yere hızlı ulaşım için icat etti. Yavaş gideceksen at arabasına bin bence.. DEVAMI...
Son yılların güncel konusu YAPAY ZEKÂ konusunda aklıma gelenleri yazmak ve çekincelerimi ortaya koymak istedim. Uzun bir süredir sosyal medyada, dinleyici olarak katıldığım topl DEVAMI...
Yönetici, Ceo ve Firma Sahiplerinin Dikkatine Firmalarda yönetici, Ceo olarak çalışan ve firmanın sahibi olan kişilere Satış Temsilcileri hakkında bazı yönlendirmeler ya DEVAMI...
Piyasa uzmanı veya satışçı değilim. Biz köprünün karşı tarafında, terazinin öbür kefesindeyiz. Ancak satınalmacı olarak karşı kıyıda fiyatların nasıl oluştuğunu da ince DEVAMI...
Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, Busworld 2026’da sergilediği Otonom e-ATAK, e-ATA 12 ve e-ATA 18 modelleriyle tüm dikkatleri üzerine çekti. Türkiye’de ha DEVAMI...
Basbug Group’un otomotiv sektörüne nitelikli iş gücü kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği Özel Başbuğ Mesleki Eğitim Merkezi, ilk mezuniyet törenini gerçekleştirdi. Milli Eğitim Bakanlığı&rsq DEVAMI...
ESET telemetri tespit oranları, Amadey’in belirli bir bölgeye odaklanmaksızın küresel çapta gözlemlendiğini gösteriyor. En yüksek tespit oranları Hindistan, Türkiye, Mısır, Meksika ve İspanya’d DEVAMI...
ÇELİK ÜRETİMİ 2026 yılının Haziran ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre %14,7 artışla, 3,3 milyon tona yükseldi. Yılın ilk yarısında ise üretim; %8,1 or DEVAMI...
Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Vietnam ile bağlantılı Gelişmiş Kalıcı Tehdit grubu (APT) OceanLotus’un, iç hedefleri gözetlemek üzere yön değiştirdiğini tespit etti. 202 DEVAMI...
E-posta kutusu başlı başına bir kimlik sistemidir ve düşünüldüğünden çok daha fazla bilgi barındırır. Kişisel veya iş hesaplarınızı ve verilerinizi korumak istiyorsanız güvenlik önlemlerinizi gelen ku DEVAMI...
Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, döngüsel üretim vizyonu doğrultusunda geliştirdiği çevreci çözümlerini yeni uygulamalarla yaygınlaştırmayı sürdürüy DEVAMI...
Türkiye’nin ticari araç üreticisi Anadolu Isuzu, büyüyen araç filosu, yeni teslimatlar ve uzun vadeli stratejik iş birlikleriyle Fransa pazarındaki güçlü konumunu pekiştirmeye devam edi DEVAMI...
Hexagon’un yeni CMM Seçim Kılavuzu, üreticilerin ölçüm gereksinimlerine en uygun teknolojiyi belirlemelerine yardımcı olarak daha bilinçli yatırım kararları almalarını destekliyor. Hassas tekn DEVAMI...
Ergitme ve döküm teknolojilerinin küresel lideri Inductotherm, Metkom Çelik Döküm’ün Osmaniye Toprakkale’deki yeni tesis yatırımına güç kattı. Inductotherm teknolojisiyle donatılan DEVAMI...



