Son yılların güncel konusu YAPAY ZEKÂ konusunda aklıma gelenleri yazmak ve çekincelerimi ortaya koymak istedim. Uzun bir süredir sosyal medyada, dinleyici olarak katıldığım toplantı ve seminerlerde bu konu sürekli karşıma çıkıyor. Özellikle Satınalma alanında yapabildiklerini ve bu alandaki gelişmeleri duydukça daha da heyecanlanıyorum. Neler yapabildiğini veya yapabileceğini tahmin edebiliyorum ama şu ana kadar pek kullandığım söylenemez. Benimkisi duyduklarım, gözlemlerim ve araştırmalarımdan ibaret olsa da insanlığın çok işe yarayacağına eminim. Ancak sürekli eleştiren, sorgulayan biri olarak ciddi çekincelerim de yok değil.
İnsanlık tarihi boyunca insanlar sürekli yeni icatlar peşinde koştu. Bilimde, teknolojide, sanayide baş döndüren gelişmeler oldu. İtici güç insanların ihtiyaçlarıydı. Özellikle elektriğin, buhar gücünün, petrolün, motorun keşifleri ivmeyi hızlandırdı. Ancak;
İnsanoğlu bu zamana kadar bulduğu her icada hükmetti, kumandası ondaydı, nasıl istiyorsa o şekilde faydalandı. Her icadın kullanıcısı, ustası, teknisyeni, mühendisi, operatörü oldu. Mesela; otomobili icat etti ama direksiyonun başına o geçti, gaza bastı hızlandı, frene bastı durdu, sağ dönmek istedi ve sinyal verip direksiyonu sağa çevirdi, gece farları yaktı, üşüdü kaloriferini, terledi klimasını açtı. Yani ona hükmetti. Nasıl istiyorsa öylece kullandı, istediği yenilikleri ekleyip geliştirdi.
İnsanoğlunun karşısına ilk defa hakimiyeti kaptırabileceği, ilerleyen zamanlarda hükmedemeyeceği bir güç çıktı. YAPAY ZEKÂ insana hükmedecek gibi görünüyor. Şimdiden sosyal medya bile evde ne konuşulursa, hatta bana kalırsa aklından ne geçerse onu karşına çıkarıyor. Sana kendi tercihlerini dayatıyor. Neleri merak ettiğine göre algoritmasını çalıştırıp sürekli onları karşına çıkarıyor.
Herkesin sosyal medyası kendine özel olmaya başladı. Bazı insanlar 23 yıldır ülkeyi yönetenin kim olduğunu bilmiyor mesela. 8 şiddetinde deprem oluyor haberi yok. Mesela şuna rastlamış ve şaşırmıştım. Yusuf Dikeç’i bilirsiniz. Olimpiyatlarda başarı elde etti ve yaptığı hareketle Dünya gündemine oturdu, konuşuldu, taklit edildi. Benim arkadaşımın ise bundan hiç haberi olmamış. Çünkü onun ilgi alanları farklı. Yani sosyal medya bize hükmediyor, bizi balık gibi bir fanusa hapsediyor, bizi avucunun içine alıyor, dar bir alanda yaşamımızı zorunlu kılıyor.
Arama motorlarını kullanmayanımız yoktur. Bir şey aradığınızda para verip reklam verenler öncelikli olarak çıkıyor. Yani sizi belirli kişilere, firmalara, konulara zoraki yönlendiriyor. Önceliklerinizi o belirliyor. Satınalmacı olarak YAPAY ZEKA’dan bir konuda öneri istediğinizde bunun doğru, güvenilir ve etik olduğuna nasıl karar vereceğiz? Ya arama motorları gibi arka planda gizli bir yazılımla birileri tarafından yönlendiriyorsa? F35 savaş uçağının İsrail’i dost görüp bomba atmayacağını tahmin etmek zor değil..
Navigasyon sizi ısrarla paralı yola sokmaya çalışıyor. Önceden bir kere gittiğinizde ezberlediğiniz ve ikinci seferde gözünüz kapalı bulduğunuz yerleri artık her seferinde navigasyonla gitmek zorunda kalıyorsunuz, bir türlü yolu ezberliyemiyorsunuz. Tıpkı eskiden 200 adet telefonu ezbere bilirken akıllı telefonlar sayesinde çocuğunuzun telefon numarasının ezberinizde olmaması gibi.
Demek istediğim kısaca şu ki; YAPAY ZEKÂ size birçok şeyi hazır olarak sunarak sizin algılama, analiz etme, düşünme gibi yetilerinizi köreltecek bence. Sizi avucunun içine alacak. İnsanları robota dönüştürecek. Kendi kararlarınızla yapacağınız pek bir şey kalmayacak. Ne yapmak istediğinizi sorduğunuzda size rotayı o çizecek. Onun seçtiği otelde kalacak, onun seçtiği lokantada yemek yiyecek, onun seçtiği marka kahveyi içecek ve onun seçtiği yerlere tatile gideceksiniz. Hiç bana göre şeyler değil. Ben ki akşam eve geldi mi televizyon kumandasını elinden düşürmeyen klasik Türk erkeğiyken. Televizyona ben kumanda ederim. Reklamlarda değiştirir, beğenmezsem diziyi belgesele geçerim.
Size geçmiş hayatımdan örneklendireyim bu durumu. Sinop’a iki türlü şekilde gidebilirsiniz. Birincisi tura katılıp gezi tur otobüsüyle gitmek. Bu gezide kalkış, yatış, otel, gezilecek yerler, mola yerleri, yemekler v.s. her şey planlı ve monotondur. Kendi kafanıza göre gezmenize ve turdan ayrı takılmanıza izin vermezler. İşte YAPAY ZEKA bence tam olarak böyle bir şeydir. Hâlbuki özel aracınızla giderseniz çok farklı deneyimler yaşarsınız. Mesela ben Sinop’a yaklaşınca Boyabat’tan sonra yeni yapılan yoldan gitmek yerine çocukluğumda geçtiğim eski yola sapıyorum. İki yanında güzel ormanlar olan yolda ilerlerken durup çeşmeden su içerim, yol kenarlarındaki kendiliğinden yetişmiş ağaçlardan mevsimine göre meyvelerimi dalından koparıp yerim, yolda karşılaştığım mandaları sever, onlarla fotoğraf çekinirim, köy kahvesinde çay içer, yol kenarındaki köylüden taze sebze ve sütümü alırım, soğuk havasında yazın sıcak gününde üşürüm. İşte YAPAY ZEKÂ bu özgürlüğü elinizden alacak bence.
Çocukluğumda tur otobüsü kavramı yoktu, özellikle yaz aylarında her köşe başında ve her yerde sırtında çantası ile turistlere rastlardık. Birlikte yemek yer, birlikte sohbet eder, birlikte kumsalda güneşlenirdik. Çap pat İngilizcemizle konuşmaya çalışırdık. YAPAY ZEKÂ aynen bu olaydaki gibi sizi hayatın tur otobüsüne bindirecek. Kafanıza göre rastgele yaşayamayacaksınız hayatı.
Peki sanatçılar nasıl yetişecek? YAPAY ZEKÂ ile şarkı bestelerlerse, resim yaparlarsa ne olacak bizim orijinal tablo meraklılarına. İnsanların yetenekleri bile körelecek, herkes robota dönüşecek. Ruh, duygu, his kalmayacak.
Ben YAPAY ZEKÂ’nın çok ta ahlaklı ve etik olacağını ve insanları düşüneceğini pek sanmıyorum. Bu konuda ciddi şüphelerim var. Sonuçta birileri ona neyi, nasıl öğretirse ona göre düşünecek. Yani yönlendirmeye ve manipülasyona çok açık. Üstelik biz daha insanların vicdanına hitap edip atom bombasını keşfedenin onu kullanmasına mani olamamışken bir de YAPAY ZEKÂ vicdansızı karşımıza çıkacak. Sizce savaşan bir YAPAY ZEKÂ ile yönetilen robotun karşısındaki asker teslim olmak istediğinde nasıl davranacağını tahmin edebiliyor musunuz?
Gelecekte robotların tüm parçalarını yine o robotlara ürettireceğiz. Eğer grev yapmayı veya iş yavaşlatmayı öğrenirlerse ne olacak? Ya da Fransızların 2. Dünya Savaşı’nda Almanlara deposunu ful gösteren askeri kamyonlar yapıp kandırdıkları gibi yaparlarsa?
Sonuç olarak; YAPAY ZEKÂ balık verir, balık tutmasını öğretmez. Bana balık tutmasını öğretecek biri lazım.
Bütün bu düşünceler şimdilik benim kafamdaki soru işaretleri. Belki de yanılıyorumdur. Kullandıkça ve öğrendikçe belki bu endişelerim yerini güvene bırakacak. Veya tam tersi… Kim bilir? Yaşayıp göreceğiz. Sonuçta özür dilemesini de bilirim, öğrenmeye de açığım. Çekincem yok.
Önerim;
Mutlaka kendi YAPAY ZEKÂ yazılımlarımızı yapmamız, altyapıyı kendimiz kurmamız, çip gibi teknolojileri üretebilmemiz lazım.
Satın almaya net talepler gelmeli. Gerekli tüm araştırma ve belirlemeler neticelendikten sonra talep satınalmaya ulaşmalı. Satınalma iç proje ile dış satışçı arasında gidip DEVAMI...
“Stokları Görünür Kılma” Satınalmacılar olarak tedarikçilerimizde sürekli teklifler alıp içlerinden en uygununu onaylayıp alımlarımızı gerçekleşti DEVAMI...
Sürücü kardeş; Neden yavaş gidip trafiğe sebep oluyorsun? Otomobili insanoğlu bir yerden bir yere hızlı ulaşım için icat etti. Yavaş gideceksen at arabasına bin bence.. DEVAMI...
Son yılların güncel konusu YAPAY ZEKÂ konusunda aklıma gelenleri yazmak ve çekincelerimi ortaya koymak istedim. Uzun bir süredir sosyal medyada, dinleyici olarak katıldığım topl DEVAMI...
Yönetici, Ceo ve Firma Sahiplerinin Dikkatine Firmalarda yönetici, Ceo olarak çalışan ve firmanın sahibi olan kişilere Satış Temsilcileri hakkında bazı yönlendirmeler ya DEVAMI...
Piyasa uzmanı veya satışçı değilim. Biz köprünün karşı tarafında, terazinin öbür kefesindeyiz. Ancak satınalmacı olarak karşı kıyıda fiyatların nasıl oluştuğunu da ince DEVAMI...
Atalarımız “arayan bulur” demişler. Bugünlerde elaman bulmak ta, iş aramak ta, iş bulmak ta zor. Firmalar genel veya kendi yaptıkları işe özel beceriler istiyorlar. Ancak ç DEVAMI...
Çin aldı başını gidiyor. Avrupa durdu. Amerika macera ve eski konumuna ulaşma peşinde, içeriye oynuyor, sadece kendisi kazanma derdinde. Uzak Doğu’da yeni ülkeler yükseli DEVAMI...
Hayatta her şeyin kritik seviyesi vardır. Mesela biz satınalmacılar için aldığımız ürünlerin kritik stok seviyesi vardır. Buna emniyet stoğu da diyebiliriz. Eğer imalat yapıyorsak kul DEVAMI...
Aroma artık hayatımızın her alanında. Hem de doğala özdeş…. Aslında içinde meyve olmayan sular, tarçın olmayan kekler, ceviz olmayan tatlılar, peynir olmayan peynirler, i&cce DEVAMI...
SATINALMACI olarak bizim de kendimize göre yıllar içinde oluşmuş, yazılı olmayan kurallarımız vardır. Bizim alemde de RACONA TERS hareketlerle karşılaştığımız olur ama aşmasını biliriz EVE DEVAMI...
Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri olan ESET, continuous compromise assessment (CCA) alanında lider olan Lumu ile yeni entegrasyonunu duyurdu. Bu entegrasyon, kuruluşların teyit edilmiş güvenlik ihlalleri DEVAMI...
İklimlendirme sektörünün öncü markası DemirDöküm, mesleki eğitimi destekleme vizyonu kapsamında TESİDER organizasyonuyla Kocaeli’deki iki büyük Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde d&uu DEVAMI...
ÇELİK ÜRETİMİ 2026 yılının Ocak ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre %5,8 artışla, 3,4 milyon tona yükseldi. ÇELİK TÜKETİMİ Nihai mamul DEVAMI...
Çelik Boru ve Profil İmalatçıları Derneği (ÇEBİD), 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında “Su tasarrufu iletim hatlarında başlamalı” uyarısında bulundu. Suyumuzun yüzde 20 ile 60 arasında bir kıs DEVAMI...
Hannover Messe Ankiros Fuarcılık olarak şirketimizin global metalurji ve döküm sektöründeki gelişimini yeni bir döneme taşıyan liderlik değişimini duyurmaktan mutluluk duyarız. Kurucuya Teşekkür Şirketin DEVAMI...
Automechanika Istanbul, 25’inci yılında, sektörün dönüşümüne yön vermeyi ve ihracat kapasitesini artırmaya hazırlanıyor. Türkiye otomotiv satış sonrası ürün ve hizmetler sektö DEVAMI...
Bugün 1350’nin üzerinde çalışanı ve 7 adet üretim tesisiyle 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Kardemir Çelik, İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) “Sanayide Yeşil Dönüş&uu DEVAMI...
Türkiye otomotiv yan sanayisinin önemli kuruluşlarından Eku Fren ve Döküm A.Ş., kapasite artırımı ve dökümhane revizyon yatırımı kapsamında tercihini bir kez daha Inductotherm’den yana kullandı. İki şirket DEVAMI...
Tofaş, üretim kapasitesi ile Türkiye’nin ihracat gücünü artırmaya devam ediyor. Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda üretilen, orta hafif ticari araç segmentinde yer alan K0 kodlu araç, DEVAMI...
Sensör, yazılım ve donanım teknolojilerini bir araya getiren dijital gerçeklik çözümleriyle metrolojide öncü firmalardan biri olan Hexagon, mevcut CMM sistemlerinin performansını günümüz s DEVAMI...



